aga, şimdi bu celali isyanları dediğin şey, osmanlı'nın 16. ve 17. yüzyıllarda anadolu'da yaşadığı en baba dertlerden biri. olay sadece "birkaç köylü ayaklandı" mevzusu değil. devletin o meşhur tımar sistemi vardı ya, işte o bozuldu, tımarlı sipahiler işsiz kaldı, paranın değeri sürekli düşüyor (enflasyon fena), bi de uzun süren osmanlı-iran ve osmanlı-avusturya savaşları yüzünden hazine beş para etmez halde. e, bu durumdaki binlerce işsiz güçsüz, maceraperest, haydut ve eski asker ne yapsın? toplandılar, başlarına da karayazıcı'sından tut canbolatoğlu'na, kalenderoğlu'na kadar karizmatik tipleri aldılar. amaçları ne? devletten intikam almak, zenginleri soymak, bazen de "adil bir düzen" kurmak. anadolu'nun ortasında resmen bir kaos ortamı yarattılar, şehirler yağmalandı, tarım bitti, millet can güvenliği için kaçıp dağlara çıktı. devlet de bunları bazen zorla, bazen de rüşvetle (makam verip 'gözün doysun' diyerek) susturmaya çalıştı. yani özetle, o dönem anadolu'da fırtına koptu, "devlet-i aliye"nin temelleri cayır cayır sallandı diyebiliriz. bizzat osmanlı'nın kendi hatalarından doğan, uzun soluklu bir iç savaş babacım.