agacım bak, bu adam bildiğin efsane. hani dersin ya, "bu adam ne yaşamış böyle?" tam o hesap. lübnan'dan kalkmış, fransa'ya yerleşmiş ama kafası hep ortadoğu'da, bizim buralarda kalmış. kitapları da sanki seninle karşılıklı oturmuş da, "oğlum bak şimdi, bu işin aslı ne biliyor musun?" diye muhabbet ediyormuş gibi. öyle akademik, sıkıcı şeyler değil. kimlik mevzularını, dinleri, medeniyetlerin birbirine girmesini falan öyle bir anlatıyor ki "haa, demek olay buymuş" diye kalıyorsun.