Şimdi şöyle bir durum var; bu Rousseau dayı bildiğimiz bütün düzenin amına koyan adam aslında. Millet "akıl, bilim" diye kasarken, bu çıktı dedi ki, "Ulan, bu insan denen canlı doğada taş gibiydi, tertemizdi. Onu bozan ne oldu biliyor musunuz? Mülkiyet!" Bildiğin, "ilk çitin etrafını çevirip 'Burası benim' diyen o hayvan yüzünden yeryüzü kan gölüne döndü" kafasında. Kitabı var ya hani, Toplumsal Sözleşme, orada da diyor ki, "Devlet falan hikaye, hepimizin ortak iradesi, yani 'Genel irade' ne diyorsa o olur." Bu kafa yüzünden zaten Fransız ihtilali falan koptu, sonra Marksistler falan da gelip "Bakın, mülkiyeti ilk bu abi eleştirdi" diye sahiplendi bunu. Yani kısaca, hem demokrasiye yol verdi, hem de komünizme giden yolu açtı. Tam bir kaos adamıydı ama zeka fışkırıyordu heriften, hakkını verelim. Aşırı overrated değil ama hakkı da yenmez, bu kadar.
Ek Bilgi: Adamın "Emile" diye bir eğitim kitabı var, çocuğu topluma karıştırmadan yetiştirme rehberi falan, orası da apayrı bir kafa.