mustafa kemal'in de bulunduğu bir toplantıda yüksek sesle tarihe geçecek aşağıdaki sözleri ifade etmiştir;
“beyler; delegesi bulunduğum türk gençliği beni buraya bağımsızlık yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdiler. mandayı kabul edemeyiz. eğer manda fikrini kabul edecek olanlar varsa bunları şiddetle reddeder ve kınarız. eğer manda fikrini kabul ederseniz sizleri hain ilan ederiz."
heyecanla konuşmasını tamamlamış ve akabinde mustafa kemal 'e dönerek aynı çoşku ve kararlılıkla ;
" paşam siz de manda fikrini kabul ederseniz sizi de reddederiz. mustafa kemal’i vatan kurtarıcısı olarak değil vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz.” demiştir.
herkesin bu kararlı itiraz karşısında şaşkın ve mustafa kemal 'in tepkisini merak ettiği ortamda mustafa kemal paşa tıbbiyeli gencin çıkışını çok beğenir, mutlu olmuştur ve hemen o meşhur cevabı verir;
“ evlat içiniz rahat olsun. biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz.mandada yok, himayede yok. parolamız tektir ve değişmez : ya istiklal ya ölüm.." der.
delegelere dönerek, "beyler gördününüz mü, muhtaç olunan kudret gençliğin asil kanında zaten mevcut " deyip sonra tıbbiyeli hikmet 'i alnından öper ve "gençler , vatanın bütün umut ve geleceği size , genç kuşakların anlayış ve enerjisine bağlanmıştır " der.
kongrede söylenen bu sözler, daha sonra ulu önderin büyük söylev'in sonunda 1927 ekim 'inde, "...muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur. " olarak tüm gençliğin ülkesini, bayrağını seven özünün bağlılığı, güvencesi için kullanılmıştır.