on emir

entry42 galeri
    37.
  1. Birincisi: ruhunuzu özgür kılan şey, kendi vicdanınızla sonsuz ilahi aklı tanımak, her daim hatırda tutmaktır. Aksi hâlde, içsel arzularınızın ve eğilimlerinizin kölesi olursunuz.

    ikincisi: Ruhsal putların kırılmasıdır. Korkular, onaylanma arzusu, kaygılar, maddi kaygılar… Bunları parçaladığınızda, kendi varlığınızın özünü daha derinden görürsünüz.

    Üçüncüsü: içimizdeki ego bağırır: “Ben, ben, ben…” Bu çığlığı susturduğumuzda, özellikle geceleri, uykunun eşiğinde, sessizliğin ve karanlığın ortasında, “ben” dediğimiz varlığın aslında tek ve biricik rabbe ait olduğunu fark ederiz.

    Dördüncüsü: Düşünceler ve arzular durmaksızın akar gider zihninizde. Onları susturmak, derin bir nefes almak, bizi gerçek benliğimizin farkındalığına taşır. Sessizlik, ruhun sükut ederek dinlendiği andır.

    Beşincisi: iç çatışmayı anlatır: ruhumuzda Dişil olan şefkat ve merhamet, eril olan güven ve tahakkümdür. Bunları yekvücut hale getirdiğinizde kendinizi tamamlamış olursunuz.

    Altıncısı: Öfke, hınç ve kin, sevgiyi ve merhameti öldürmeye çalışır. ruhu harap eder.Bunu reddetmek, ilahi kıvılcımın acı içinde sönmesini engellemenin yegane istikametidir.

    Yedincisi: Ruhunuz eşinizdir. Ona sadık kalın, ihanet etmeyin. Kendinizi sevin, kendinize saygı gösterin, onu sahiplenin.

    Sekizincisi: içinizde sizi tanımlayan şeyi mahveden doyumsuz bir şehvet arzusu vardır. “Yeter, dur” demek, ruhumuzu parçalayıp tüketen kara deliğin önüne set çekmektir.

    Dokuzuncusu: Ruhunuzu olduğu gibi kabul edin. Kendi zihninize yalan söylemeyin. Onay beklemeden, yalana başvurmadan kendinizi tanıyın.

    Onuncusu: “Aynaya bakın. Gördüğünüz ruha hayran olun. O’nun güzelliğini taşıyorsunuz. Kendi varlığınızla yetinin; başkalarınınkini arzulamayın. "
    1 ...