Artık size hizmet etmeyen eşyaları yerlerine göre değil, kategorilerine göre sıralayarak gerçekten temizlemenize yardımcı olmayı amaçlar. Bu yöntem olmadan, sürekli bir toparlama döngüsünde sıkışmanıza rağmen, kendinizi asla tatmin hissetmeyebilirsiniz. Bu durum, tükenmişliğe ve hayal kırıklığına süzen alışkanlığının yol açarak düzen alışkanlığının oluşmasını daha da zorlaştırabilir.
Toplama sanatında ustalaştığınızda faydalar sadece temiz bir yaşam alanının ötesine geçer. Marie Kondo'nun yöntemi, sizde yalnızca neşe uyandıran şeylerle dolu bir ortam yaratmanıza yardımcı olur ve buda hayatınıza daha fazla netlik ile huzur getirir. Fiziksel alanınızı düzene sokmak zihninizi düzene sokabilir. Sevdiklerinizle daha derin bağlar kurmanıza, ertelediğiniz bir işe tüm dikkatini vererek başlamanıza ve hatta fazla kilolardan kurtulmanıza yardımcı olabilir.
Buradaki kilit nokta, japonların ikki ni dediği şeyde, yani hepsini bir kerede toplamaktır. Toplamaya bu şekilde yaklaştığınızda ilginizi kaybetme olasılığı oldukça düşüktür. Öte yandan her gün sadece biraz düzenli olursanız, işlerinizi asla tam anlamıyla halledemezsiniz; bu büyük bir çamaşır yığınını her seferinde tek bir parça olacak şekilde yıkamak gibidir. Böyle yaparak hiç bitmeyen bir karmala ve aynı derecede dağınık hissettirem bir zihinle başbaşa kalırsınız.
Temiz bir ortam, kafanızı toparlamanızı ve hoş şeyler düşünmenizi sağlar. Kimse size çocukluktan itibaren toplama sanatını öğretmediğinden, yeni alışkanlıklar oluşturmak zor olabilir. Örneğin, evdeki tüm kitapları bir kerede toparlamak için kategorilere göre düzenleyin. Bu sayede, ne kadar kitaba sahip olduğunuzu ve hangilerini atabileceğinizi fark etmenizi sağlar.
Gereksiz şeyleri atmak, ne olursa olsun her zaman ilk adımınız olmalıdır; buna uymamak, çabalarınızı neredeyse işe yaramaz hale getirecek ve sizi çok hayal kırıklığına uğratacaktır.
Hayal Kırıklığıyla başa çıkmak için, bir şeyleri atarken dağınıklık yerine neşeyi ve anlamı seçtiğinizi unutmayın.
Eşyaları atmaya başlamadan önce, hedefiniz hakkında gerçekten düşünmek için bir dakikanızı ayırın. Mekanınızı düzenleyerek ne elde etmeyi umuyorsunuz? Basit görünebilir ancak bir şeyleri bırakmak genellikle göründüğünden daha zordur. Kendinizi tereddüt ederken, bir şeyi saklamak mı yoksa atmak mı gerektiğinden emin değilken bulabilirsiniz.
Marie Kondo her gün eve döndüğünde, eşyalarınıbelirli yerlere yerleştirir ve her bir eşyaya hizmeti için teşekkür eder. Bu basit alışkanlık, büyük bir revizyona ihtiyaç duymadan evini düzenli tutar. Her şey için özel bir yere sahip olmak, temiz bir alanı zahmetsiz hale getirir. Çantalarınızı diğer çantalarla birlikte yerleştirin, kirli çamaşırlarınızı çamaşır sepetine atın, ceketlerinizi asın ve eşarplarınızı ait oldukları yere saklayın.
Çocukluğunuza dönüp baktığınızda, o zamanlar yapmayı sevdiğiniz şeylerin izlerini şimdiki yaşamınızda bulacaksınız. Geçmişteki alışkanlıklarınız, hayatınızı düzenlemeyle benzer şekilde şekillendirme gücüne sahiptir. Toparlanmak, fiziksel ve ruhsal bir temizliktir çünkü evinizi keşfetmenize yardımcı olur. Çevrenizdeki dünyanın iç dünyanızla derin bir bağlantısı vardır. Eşyalara bakarken kendinizle ilgili çok şey bulabilirsiniz çünkü tüm seçimlerimizin geçmişini tuttuklarından dolayı sizi anlatırlar.
Marie Kondo'nun arkadaşlarından biri, kitaplığına baktığında toparlamayı yeni bitirmişti ve oradaki kitapların çoğunun sosyal refahla ilgili olduğunu keşfetmişti. Satın aldığı diğer kitaplar atılmış, ortaokulada aldığı kitaplar kalmıştı. Bu, sosyal yardım görevlisi olma isteğini ortaya çıkardı. Bu farkındalık sayesinde işinden ayrılarak hayalindeki kariyerin peşine düştü. Hayatını gözden geçirebiliyordu çünkü onu ateşleyen şeyleri korurken, ona neşe vermeyen şeylerden de kurtuluyordu.
Hayatınız Her şeyi düzene soktuğunuzda tekrar başlar:
Toparlanma sanatı, karar verme becerilerinizi önemli ölçüde geliştirir çünkü neşe uyandıran şeyleri ayırt edebildiğinizde, beyniniz otomatik olarak buna uyum sağlar ve böylece kararlılığınızı pekiştirir. Ayrıca, sevdiklerinizi ve sevmediklerinizi keşfederken, hayattaki seçimlerinizi analiz ederken ve çevrenizdeki yeni küçük dünyanızı yaratırken git gide daha fazla öz güven ve öz farkındalık kazanırsınız. Sahip olduklarınız sizin büyük bir parçanızdır; onlara iyi davranmak, kendinize iyi davranmak anlamına gelir.