Aile boyu Galatasaraylı olan bir ailede büyüsem de benim için asıl film 17 mayıs 2000 tarihinde başladı. O gün söz konusu maçta uefa kupasını kazandığımızda o manzara ile 5 yaşında küçük bir çocuğun gönlünü çalması zor olmasa gerek ve buda yetmezmiş gibi bu maçtan 3 ay 8 gün sonra da gidip real madrid'den Uefa Süper Kupasını alıyorsun ve combo yapıyorsun ve benim galatasaray sevgim o zaman başlıyor. Ancak 2003 yılından sonra büyük bir düşüş yaşayıp 2011 yılına kadar eski kötü günlerine dönmüşçesine 3-4 yılda bir şampiyon olabilen takım haline geliyor ve üstelik kulübün kasasında para da kalmıyordu. 2006 ve 2008 yıllarındaki şampiyonluk resmen piyango gibiydi. Hele 2005-2006 sezonunda gelen şampiyonluktaki 14 dakikayı hiçbir zaman unutamıyorum. Üniversite hazırlık döneminde olan bir gençken de küllerinden dolup efsane teknik direktörümüz fatih terim ile birlikte ligi ve avrupayı domine etmeye başlamıştı ki bir ara bu havası sönse de şu an buna efsane teknik direktörümüz olmaya aday Okan Buruk ile devam etmekte. Bu sezon sonunda süper ligte şampiyonluk gelirse ikinci sefer üstüste dört sezon şampiyon olacağız ve kendi rekorunu egale edecek takım. 120 yaşıında olan kocaman bir çınar, bir 120 daha yaşadığını biz görmeyecek olsakta ilelebet yaşayacak efsane!