tarihselci perspektifte nüzul sırasına göre,
roma gospeli,
ve tora temelinde,
ibranice-grekçe-arapça benzerliği üçgeninde okuma yapıyorum. islam teolojisine inanan bi kişinin kullanması gereken metot seninki, doğru.
ama ben islam ve hristiyanlık teolojisini müslümanlara ve hristiyanlara bırakıyorum, isa mesih veya muhammed peygamber'in mesihliğini kabul etmediğim için.
ve inancımda nuhun yedi emrini ifa edip, "erdemli bi insan" olarak yaşayan müslümanların ya da hristiyanların cehenneme gideceğine dair hiçbir kabul yok, lucifer-iblis-cennetten düşen melek öğretisine inanmıyorum. ruhani dünyamda kozmik kötü dualizmine yer yok. sadece hayvani heveslerinin, nefsinin peşinden sürüklenen "kötü " eğilimlerini, "kötü " bağımlılıklarını besleyen ve allah'ın üflediği ilahi kıvılcımın sönmesine izin veren gafil insanlar var.
hiç kimseyi küffar-iblis (müslüman olmayan kişi için kullanılır ), anti-christ-deccal (hristiyan olmayan kişi demek ) olarak etiketlemiyorum bu yüzden. benim inancımda şeytan allah'ın eyüb'ü sınamak için kullandığı bi yargıç ve imtihan vesilesiydi.
allah bizi açlıkla, fakirlikle, hastalıkla ve her türlü felaketle sınayabilir, eğer o'nun neden bize ihtiyaç duyduğunu anlamak istiyorsak, her daim nefsimizden çok ondan gelen buyruklarla, ilahi olan ruhumuzla ilgilenmeliyiz ve o kıvılcımı canlı tutmalıyız, ölmesine izin vermemeli ve diğer insanlara güzel davranışlarla örnek olmalıyız, hepsinden önemlisi bu haleti ruhiyeyle ona hizmet etmeliyiz. hatta onun bize biçtiği rolle topluma en iyi nasıl hizmet edebileceğimizi bulmak için kafamızı patlatmalı, kendimizi parçalamalıyız.