tora ve kuran-duhan suresi arasındaki benzerlikler, ve kadir gecesinde indirilen kitab'la kast edilen şeyin tora olduğu gerçeği: https://galeri.uludagsozluk.com/r/2455746/+
Exodus'ta Tanrı, Firavun'a defalarca uyarılarda bulunur ve israillileri serbest bırakmasını ister. Bu uyarılar, Musa ve Harun aracılığıyla iletilir ve Firavun'un inatçılığına rağmen tekrarlanır (Exodus 5:1-4, 7:1-5, 8:1-4 vb.). Örneğin, Exodus 5:1'de: "Sonra Musa ile Harun gidip firavuna şöyle dediler: 'israil'in Tanrısı RAB diyor ki, Halkımı bırak gitsin, çölde bana bayram yapsın.'" Firavun bu uyarıları reddeder ve halkı daha fazla ezer.
Duhân Sûresi'nde ise Allah, insanları uyarır ancak onlar şüphe içinde oyalanırlar. Arapça aslı: بَلْ هُمْ فِي شَكٍّ يَلْعَبُونَ (44:9) - "Hayır, onlar şüphe içindeler, eğlenip duruyorlar." فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ (44:10) - "Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözetle." Bu, Exodus'taki gibi ilahi bir uyarıyı yansıtır; reddedilme teması, Firavun'un inatçılığına benzer şekilde, inkârcıların şüphe ve oyunla yanıt vermesiyle paraleldir. Bu motif, Exodus'un tekrarlanan uyarı-red sequence'ından esinlenerek uyarlanmış gibi görünür, zira her ikisinde de ilahi irade reddedilir.
Exodus'ta Tanrı, Mısır'a çeşitli felaketler gönderir: Nil'in kana dönüşmesi (7:14-24), kurbağalar (8:1-15), sivrisinekler (8:16-19), sinekler (8:20-32), hayvan ölümü (9:1-7), çıbanlar (9:8-12), dolu (9:13-35), çekirgeler (10:1-20) ve karanlık (10:21-29). Bu felaketler, Firavun'un inatçılığını kırmak için Tanrı'nın gücünü gösterir.
Duhân Sûresi'nde "açık bir işaret" olarak gökten gelen duman anlatılır: فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ (44:10) - "Göğün apaçık bir duman getireceği günü gözetle." يَغْشَى النَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ (44:11) - "insanları kaplayacak; bu, acı bir azaptır." Bu, Exodus'taki felaket serisinden esinlenerek tek bir kozmik işaret (duman) olarak yoğunlaştırılmış gibi durur; her ikisi de Tanrı'nın kudretini halkı etkileyen bir felaketle kanıtlar.
Exodus 10:21-23'te: "RAB Musa'ya, 'Elini göğe doğru uzat' dedi, 'Mısır'ı karanlık kaplasın, elle tutulur bir karanlık olsun.' Musa elini göğe doğru uzattı. Mısır üç gün koyu karanlığa gömüldü. Kimse kimseyi göremedi, yerinden kıpırdayamadı. Ama israilliler'in yaşadığı yerlerde ışık vardı." Bu, gökyüzünden gelen, halkı saran ve üç gün süren bir karanlık olarak tarif edilir.
Duhân Sûresi'nde: فَارْتَقِبْ يَوْمَ تَأْتِي السَّمَاءُ بِدُخَانٍ مُبِينٍ (44:10) يَغْشَى النَّاسَ ۖ هَٰذَا عَذَابٌ أَلِيمٌ (44:11) - Göğün duman getireceği günü ve bunun insanları saran acı bir azap olduğunu belirtir. Her iki metinde de göksel kaynaklı bir "örtü" (karanlık/duman) tüm halkı etkiler ve azap olarak sunulur. Duman motifi, Exodus'un karanlığını andırır şekilde, görüşü engelleyen ve acı veren bir felaket olarak uyarlanmış; bu, doğrudan esinlenme izlenimi verir.
Duhân Sûresi'nde geçmiş toplumların zalim önderlerinin cezalandırıldığına değinilir: أَهُمْ خَيْرٌ أَمْ قَوْمُ تُبَّعٍ وَالَّذِينَ مِنْ قَبْلِهِمْ ۚ أَهْلَكْنَاهُمْ ۖ إِنَّهُمْ كَانُوا مُجْرِمِينَ (44:37) - "Onlar mı daha hayırlı yoksa Tübâ kavmi ve onlardan öncekiler mi? Biz onları helak ettik, çünkü onlar suçlulardı." وَمَا خَلَقْنَا السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضَ وَمَا بَيْنَهُمَا لَاعِبِينَ (44:38) مَا خَلَقْنَاهُمَا إِلَّا بِالْحَقِّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ (44:39) - Yaratılışın hakikatini vurgular. Bu, Exodus'taki Firavun zulmü ve ezilenlerin kurtuluşuna benzer; zalim liderlerin cezalandırılması teması, Exodus'un güç dengesizliğinden esinlenerek genel bir tarihi uyarıya dönüştürülmüş.
Exodus'ta her felaketten sonra Firavun yumuşar (örneğin, dolu felaketinden sonra: 9:27-28, "Firavun, 'Günah işledim' dedi, 'RAB haklı; ben ve halkım haksızız.'"), ancak azap kalkınca inat eder (9:34-35).
Duhân Sûresi'nde: إِنَّا كَاشِفُو الْعَذَابِ قَلِيلًا ۖ إِنَّكُمْ عَائِدُونَ (44:15) - "Biz azabı birazcık kaldıracağız, fakat siz yine (inkâra) döneceksiniz." Bu, Exodus'taki geçici pişmanlık ve tekrar inat döngüsünü doğrudan yansıtır; Tanrı'nın egemenliği, inkârcıların döngüsel reddiyle vurgulanır, sanki Exodus'un olay örgüsünden uyarlanmış.
Exodus'ta felaketler sonrası israilliler Mısır'dan çıkar (12:31-42), Mısırlılar Kızıldeniz'de boğulur (14:21-31).
Exodus, Tanrı'nın mucizeler, felaketler ve kurtuluş yoluyla tarihe müdahalesini detaylandırır (bütün kitap bu tema etrafında döner).
Duhân Sûresi'nde Tanrı'nın geçmiş toplumlara azap gönderen bir varlık olduğu vurgulanır (44:17-19'daki Firavun referansı ve genel tarihî uyarılar). Bu, Exodus'un Tanrı'nın aktif müdahalesi temasını genel bir ilahi tarih yorumuna dönüştürür; esinlenme, Tanrı'nın tarihteki rolünü felaketler üzerinden anlatmada belirgindir.