türkiye'de ve avrupa'da sahip olduğumuz demokrasiyi,
hasbelkader uygulanan kadın-erkek eşitliğini,
insan hakları mefhumunu,
insancıl kültürü cihatçı-emevilere,
hanbeli sultanları rol model alan wahabi kafalı tekfircilere değil,
reform ve rönesans sonrası protestan-hristiyan kültürüne,
maniheistlere-zerdüştlere özgü gelenekleri taşıyan bektaşi-mevlevi düşüncesine borçluyuz.