Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
horoza, gece ile gündüzü ayırt etme anlayışını veren.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
körlerin gözlerini açan.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
bağlı olanı özgürlüğe kavuşturan.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
eğilmiş olanı doğrultan.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
çıplağı giydiren.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
yorguna kuvvet veren.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
yeri suların üzerine seren.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz, ey Âlemlerin Kralı,
insanın adımlarını yönlendiren.
Mübareksin Sen, ey Rabbimiz,
ey Âlemlerin Hâkimi ve Mâliki,
insanı hikmet ile şekil veren,
ve onun içinde nice delikler ve boşluklar halk eden.
Senin Celâl ve Azamet Tahtın huzurunda mâlûm ve âşikârdır ki,
onlardan biri tıkansa yahut biri fazla açılsa,
insanın bir lahza dahi hayatta kalması mümkün olmazdı.
Mübareksin Sen, ey Rab,
her bedeni şifâya kavuşturan ve harikalar yaratan.