Kilikya adı 12. ve 13.yüzyıllarda küçük bir krallık olarak kurulan 300 yıl süren Ermeni krallığını tanımlamada kullanılmıştır. Daha sonra da siyasi ortamlarda malzeme duruma sokulmuştur. Aslında Kilikya sözcüğünün Ermenilerle ilgisi yoktur.Kilikya bir coğrafi bölgenin adıdır. Kökü Hititçe HiLAKKU olup, i.Ö. 5. yüzyıldan sonra Kilikya olarak kullanılmıştır. Cumhuriyet öncesi yazışmalarda da bu ad kullanılmıştır.
Bir araştırmacıya göre Hellenlerce Kilikya diye anılan bölge, bugünkü adıyla, Çukurova’yı bir de Mersin ‘den Alanya’ya kadar uzanan kıyıları ve bunların arkasındaki Toros Dağlarının güney yamaçlarını içine alır. Kilikya adı Hellen ağzında büründüğü bu biçimiyle Kilix Kilikos yurdu anlamında görülür. Bu nedenle ilkçağda Hellen dünyasında Kilikyalı anlamında Kilix ya da Kilikos denirdi. (Bilge Umar) Heredot Kilikyalılar için şunları söylüyor: Kilikyalılar bu savaşa 100 gemi getirmişlerlerdi. Kendi ülkelerinin başlıklarını taşıyorlardı. Kalkan olarak tabaklanmamış yünlü öküz derisi kullanıyorlardı. Yün gömlek giyiyorlardı. Her birinde iki mızrak ve Mısırlılarınkine çok benzeyen birer kılıç vardı. Eskiden HYPAKHAi’ler denirken sonradan Agenor oğlu Kilix’in adını almışlardır. MELART’a göre Kiliks’in uydurma bir yiğit ata olduğu, gerçekte Asurluların Çukurova’ya ve halkına verdikleri KHULAKKU adının Hellenlerce kendi ağızlarına uydurularak HYPAKHAiOi biçimine getirildiği, Kilix ve Kilikya adlarının dahi aynı kökenden gelme olduğu baskın görüştür. Mitoloji ise Herodot’un sözlerini doğrular niteliktedir. Bu efsaneye göre Tanrılar Kralı ZEUS, Fenike Kralı Agenor’un güzel kızı Europa’yı, güzel bir boğa kılığına girerek Europa’yı kaçırır. Kral Agenor, 4 oğlunu (Kadmos, Thasos, Poinix, Kilix) kaçırılan Europa’yı aramaya gönderir. KiLiX adlı oğlu kardeşini bulamayınca Kilikya bölgesine yerleşir ve buraya kendi adını verir.