prenses erkek

entry56 galeri
    35.
  1. toplumda erkeklere yapıştırılan etiketlerden biridir. genellikle “fazla narin, fazla ilgi isteyen, trip atan” erkekleri tanımlamak için kullanılır. ama nedense işin özüne bakıldığında, bu kavram aslında ciddi bir çifte standardın göstergesidir. çünkü aynı davranışları bir kadın yaptığında “nazlı, tatlı, prenses gibi” sıfatlarıyla olumlu karşılanırken, bir erkek kendi ihtiyaçlarını dile getirdiğinde ya da fazla özen beklediğinde küçültücü bir tabirle aşağılanır.

    erkekler çocukluktan itibaren “erkek adam ağlamaz, naz yapmaz, sürekli güçlü görünür” diye yetiştirilir. duygularını göstermesi yasaklanır, kırılgan yanını gizlemesi öğretilir. böyle bir toplumda, kendi duygusunu açıkça ortaya koyan, bakımına dikkat eden, partnerinden değer bekleyen erkek hemen “prenses” diye etiketlenir. oysa bu, erkeğin zayıflığı değil, tam tersine cesaretidir. çünkü gerçekten güçlü olan insan, ne hissettiğini saklamak zorunda kalmaz.

    kadınların ilişkilerde sürekli ilgi, özen ve anlayış talep etmesi olağan görülürken, erkeklerin aynı şeyi istemesi çoğu zaman “şımarıklık” olarak yaftalanıyor. bu durum, aslında toplumun kadınlara tanınan duygusal alanı erkeklere tanımamasından kaynaklanıyor. yani mesele erkeklerin fazla hassas olması değil; toplumun erkeklerin hassasiyetini kabul etmekte zorlanmasıdır.

    kaldı ki, kendini önemseyen, partnerinden ilgi bekleyen, kişisel bakımına dikkat eden bir erkeğin “prenses” değil, sadece kendine değer veren biri olduğu gerçeği görmezden geliniyor. günümüz ilişkilerinde kadınların “benimle ilgilen, bana özel davran” demesi ne kadar haklı bir beklenti ise, erkeklerin aynı talebi dile getirmesi de bir o kadar doğaldır.

    dolayısıyla, “prenses erkek” ifadesi aslında erkeklerin haklı duygusal ihtiyaçlarını küçümsemek için kullanılan bir klişedir. bu klişe, erkekleri tek tip davranışa zorlayan, onları duygularını bastırmaya iten kalıpların bir yansımasıdır. belki de yapılması gereken, erkekleri “prenses” diye aşağılamak yerine, onların da insan olduğunu ve sevgi, ilgi, özen gibi ihtiyaçlarının kadınlardan farklı olmadığını kabullenmektir. sonuçta erkek de insandır; insanın olduğu yerde de hassasiyet vardır.
    0 ...