istanbul'da 2025 başında açılış ücreti 42 TL. km başı 28 TL idi. yolcu bir km yol gidecek totalde 70 TL para verecek. yani taksi 70 TL kısa mesafe olunca işine gelmiyor o parayı az buluyor o yüzden indi bindi tarifesi getirip yolcudan daha fazlasını istiyor ve yolcuya kısaca diyorki taksi zengin işi kardeşim, fakirin parası az zenginin fazla, para zenginden kazanılır, fakirsen paran yoksa taksiye binme. ee, senin de acelen var, binmek ve yetişmek zorundasın, napcan? mecbur binicen, taksici de bu krizi fırsata çevirmiş oldu. zorlama var mı? yok. git kardeşim dolmuşa bin otobüse bin, banane, acelesi olan sensin, bu ticari taksi. bu işin Türkçesi bu. kast sistemi uyguluyor yani. kapitalist sistemin getirisi bu, biz ise olayı esnaf mantığı ile değerlendiriyoruz halbuki o değer yargıları bu sistemle beraber değişti kalmadı bitti yok oldu. tıpkı insanlığımızı yok ettikleri gibi hayatın içindeki değer yargılarımızı da değer sistemlerimizi de alt üst ettiler. biz zannediyoruz ki hak hukuk eşitlik adalet herkes için aynı. değil işte öyle, sınıfsal fark var ve üst sınıf alt sınıfı öteliyor kabul etmiyor dışlıyor. bu statü farkının en büyük göstergesi ise para. yani para insandan ve insanlıktan daha önemli. insana itibar yok, itibar paraya güce. bu eskiden de böyleydi aslında hiç değişmedi. Nasrettin hocanın ye kürküm ye hikayesinde olduğu gibi. evet..