tüm dünyada maddi olanaklar,
sermaye ve kaynaklar artan oranda %10-20'lik küçük bi grubun elinde toplanırken,
avrupa demokrasileri sadece erkeklerden oluşan,
yoksul, eğitimsiz, cahil müslüman erkek göçüne maruz kaldı.
devletçi, solcu, elitist kapitalist politikalar yüzünden orta sınıf küçüldü,
her gün cihatçı saldırılar ve hilafet söylemleriyle karşılaşmaya başladık.
sığınmacı afgan ve paki çeteleri, afrikalı gruplar uyuşturucu, yankesicilik ve cinsel tacizle sayısız suçun bir numaralı kaynağı haline geldi.
ve bugün milliyetçi kalabalıkların artık yeter diyerek meydanları işgal ettiğini görüyoruz.
avrupalı devletler, doğup büyüdüğü topraklarda sürekli yer değiştirmek zorunda kalan, yoksul, mutsuz, askerlik çağında milyonlarca genç yarattı ve sabırlarını da beyaz kadınlara tasallut olan islamcı topluluklarla sınıyorlar.
arap baharı'nın bi benzerini avrupada,
güney asya ve hatta türkiyede göreceğiz,
fatura haklı olarak yeri gelecek sabık, haydut sığınmacılara ve taassubun taştığı dini ideolojilere kesilecek.
ve orta yolcu olmaya çalışırken sadece şahsi menfaatlerini önceleyen siyasilerin çarmıha gerilip linç edildiğine tanık olacağız,
ve birçok devletin varlığı da sona erecek bu süreçte.