deneme

entry67 galeri ses3
    67.
  1. Hayat akan bir su misali ben de bir damlası . insan hayatı boyunca sırtında bir çok yük taşıyor yük bir zaman sonra iniyor inmesine ama yorgunluğu bir müddet daha insanın sırtında kalıyor. Bir zamanlar bir aşkın ilk bakışı kadar pürüzsüz tenimi seyrettiğim aynalar sanki düşman olmuş bana ya o saçlarımdaki aklar yaşadığım acıların, yorgunluğun vücudumda haykırışlarının son eseri gibiydi. Eğer bir gün tanrı katında buluşursa ruhumuz, ruhlarımız Tanrı'ya soracağım sadece neden diye ve o da cevap verecek ben diye sadece güleceğim. Pişman mısın beni yarattığına şimdiden öyleymişsin gibi sanki yaşamanın ne olduğunu anlamaya çalışacağım tenimdeki yanık izleri sadece acı ve kederin sembolü değildi bir bakıma ben yaşıyorum hissediyorum demekti .Üsküdar'da bir camii avlusunda oturdum mendil satan amca bugün orada yokmuş yaşıyor mu diye düşündüm hep oralardaymış çünkü kimsenin umrunda değildi belki de kimsenin aklına gelmeyecekti yalnız hissettirdi şu küçücük dünyada bile bir karış yer kaplayamayan insanın neydi bu egosu bir rüya gördüm bir odada kanlar içinde olan duvarlar, garip fısıltılar camda bir silüet kimdi ki o biraz daha yakından bakmak için ilerledim gözlerimin içine bakıyordu artık daha net görüyordum benim benim şeytanımdı o sık uğramazdı ama bir şekilde beni bulurdu ruhumun derinliklerinde gezerdi her bakışı kanıma işlerdi öyle bakardı ki sanki seni o kadar iyi tanıyorum ki kimse seni bu kadar iyi anlamayacak der gibiydi Ben ondan kaçmak istediğimi düşünürdüm ama tekrar tekrar ona gelirdim sonra beni onu bulmak için çıktığım uçurumdan aşağıya isterdi şeytanım. Ben ondan kaçmak istediğimi düşünürdüm ama tekrar tekrar ona gelirdim sonra beni onu bulmak için çıktığım uçurumdan aşağıya iterdi şeytanım Ve ben her seferinde daha da derine inerdim ve tekrar kulağıma fısıldardı daha ne kadar derine inebileceğini merak ediyorum. Dedikleri ruhumu sarhoş ediyordu sonsuz çukuru Adem'e verdiği elma gibiydi benim sonsuz cennetime gidecek bir yol. Her seferinde daha büyük ısırıklar aldığım elmam hoş bir tadı da yoktu sahi hoş olan sonunda şeytanımın bana vaat ettiği cennettimdi elimde sadece elmamın çekirdekleri kaldığında şeytanım kaybolurdu beni bıraktığını o zaman anlardım ben de onu bırakmayı denerdim şeytanımı unutmaya çalışırdım unuttuğumu sandığım anda tekrar gelirdi şeytanım bir eli arkasında saklı bana gülümsüyor beni çağırıyordu şeytanım getirdim işte cennettini der gibi bakıyordu bu sefer bana ve bu tekrar tekrar devam ederdi ben şeytanımı beklerdim o gelirdi sonra tekrar giderdi ama yinede gelirdi geleceğini bildiğim tek şeydi ve insan geleceğini bildiği şeylerin gitmesinden korkmazdı şeytanım hep yanımda olacaktı. Uyumayı pek sevmem sadece gözümü kapattığımda hissettiğim karanlığı severdim uyandığımda gün bitmiş olacaktı ve oyuna tekrar başlayacaktım uyanık kalmak bitmemiş ama hala aynı yerdeymişim gibi hissettirirdi. Cenneti bana sorsalar şeytanımın yalanlarının vücut bulmuş hali derdim tanrım çünkü sana ulaşmamın tek yolu şeytanımdı benim şeytanım benim seni bulmam için ilk önce şeytanımı bulmam gerekirdi şeytanım olmasaydı bir amacım olmazdı. Eğer bir gün şeytan senin savaşını vermeyi bırakırsa o zaman işte o zaman hepimiz sadece kendimize tapardık.  Günahların en güzeliyken,
    cennette görmek hayalden ibaret.
    Hayatında bir süredir yokum,
    çoğu şeyin üzerinden geçti uzunca süre.
    Üzülme diye,
    güzün bir gününde,
    güzelliğin önünde,
    güldürmek istedim seni. Şeytanıma birkaç dize.
    1 ...