gazali nin felsefesi

entry6 galeri
    6.
  1. gazali’nin çıkış noktası: "benim bildiğim şeyler gerçekten bilgi mi?" diye sorguluyor. yani batı'daki gibi o da epistemik şüpheyle başlıyor. matematiğe, mantığa, ahlaka itirazı yok. bunları güvenilir buluyor. asıl hedefi, doğa felsefesi ve metafizik. özellikle aristotelesçi çizginin nedensellik anlayışı.

    Batılılara göre ateşin pamuğu yakması ateşin doğasından gelen zorunlu bir şey. yani ateş yakıcıdır, pamuk da yanıcı. gazali burada frene basıyor: hayır, ateş kendi başına yakmaz. ateşle yanma olayını her seferinde allah yaratır.

    bu görüş, eş‘arî geleneğin "aracısız nedensellik" dediği şey: yani evrende nedensellik diye bağımsız bir mekanizma yok, sadece allah’ın iradesi var.

    hume da "ateş pamuğu yakar demek aslında sadece alışkanlığımız" diyordu. ama aradaki fark çok kritik: hume’un şüphesi, bizi dünyevi bir metodolojiye itiyordu. gazali’nin şüphesi ise bizi teolojiye iade ediyordu: nihai sebep allah’tır.

    hume, nedenselliğin zorunlu bağ olmadığını, aslında sadece olayların düzenli biçimde arka arkaya gelmesi olduğunu söylüyor. yani ateşi gördükten sonra yanmayı görmeye alışmışız. ama bu alışkanlık, zorunluluk demek değil. oksijen yoksa ateş yanmaz, dolayısıyla pamuğu da yakmaz. asbest ya da yanmayan bir maddeyi ateşe tutarsak yanmaz vs.

    gazali de aynı soruyu soruyordu ama "ateş pamuğu yakar mı, yoksa başka bir şey mi olur?" sorusuna onun cevabı şuydu: ateş kendi başına yakmaz; allah ateşle yanmayı her seferinde birlikte yaratır.

    işte bu yaklaşım olayların çoklu etken ağlarını çözümlemek için bir metodoloji sunmuyordu, çünkü her durum, evrendeki kalan faktörlerden, koşullardan bağımsız olarak ele alınıp teolojik otoriteye bağlanıyordu. bu perspektif de ne yazık ki, modern bilimin istatistiksel, deneysel, olasılık temelli metodolojisinin kapısını açacak yegane yolun önünü kapatmaktan başka bir şeye yaramadı.
    1 ...
bu entry yorumlara kapalı.
© 2026 uludağ sözlük