Bu başlığa en son yazdığımda yıl 2017 idi. Dış kapının dış mandalı bile olmadığım bir hikayenin benim hayatımı bu kadar etkileyeceğini hiç bilmezdim, bilemezdim de. En nihayetinde, ben kimdim ki?
Bir taraf kırmış, bir taraf kırılmış ve ben seyirci koltuğundan izlemiştim. O izler halimle bile kendimi bir anda hiç tahmin edemeyeceğim şekilde kapının önünde bulmuştum. O günkü sarıya sorsanız "ona kendini hatırlatan her şeyi terk etti ama ben onlara dahil değildim, yine de terk edildim" derdi.
Hani aşk tesadüfleri sever de diyordu ya "Kader midir kısmet midir rastlantı mıdır bilinmez ama gönül gider birini seçer ... Bazen ilk görüşte bilirsin o insan senin kaderindir bazen bir ömür ararsın bulunmaz", doğruymuş. Onu tanıdığım ilk an demiştim; "Ben bu adama aşık olurum fakat bunu ona söylemem"