kimsenin devirmediği teknik direktördür. kendisine bu kadar zaman ve bu kadar kredi verilmiş olması bile bence türkiyede görülmeyecek birşeydi.
artık hala tek suçlu mu, neden zaman verilmiyor, neden sabredilmiyor diyecek durum kalmadı kimsede. sportif başarıyı değerlendirmeye almıyorum bile. ama bir teknik direktör 9 ay sonunda hala takımı bir sistemle oynatamıyorsa, oyuncuları maç içinde kontrol edemiyorsa, takım üzerinde bir hakimiyet sağlayamıyorsa, hatayı kendisinde aramalıdır.
sakatlar vardı demek sadece bir bahanenin arkasına saklanmak demektir. bu takım bundan daha kısıtlı kadrolarla da oynadı. ama hiçbir zaman sakatların, cezalıların arkasına saklanmadı.
en basitinden şunu söylemek istiyorum. oyuncular laubaliyse skibbe ne yapsın diyenlere söylüyorum bunu da özellikle. maç içinde saçma sapana hareketler yapan, kafasına göre şut çekip kafasına göre orta yapmaya çalışan, hiçbir serbest vuruşu olumlu kullanamayıp her topu ezen sabri her maç oynuyorsa bunun sorumlusu kimdir? ha eğer skibbe değilse bu sabri neden milli takımda böyle kafasına göre oynayamıyor?
çünkü orada fatih terim var ve sabri ondan çekiniyor. ama galatasaray'da böyle birşey yok. işte hocanın takım üzerindeki etkisi budur. eğer senin takımın türk oyunculardan oluşuyorsa, seni ancak takım üzerinde otoriteye sahip bir hoca başarıya götürebilir.
skibbe ne kadar iyi bir hoca olursa olsun, ne kadar teknik bilgiye sahip olursa olsun, türkiye'de başarılı olamazdı, olamadı da zaten.