Niyet okumak, psikososyal açıdan birçok olumsuz sonucu olan, hatalı bilişsel süreçlere dayanan bir eğilimdir.
Şahsen niyet okuma eğiliminde olan insanlar midemi bulandırıyor. Sosyal çevremde böyle insanların yeri yoktur çünkü niyet okumak kötü niyetli bir davranıştır.
Niyet okumak, bir başkasının zihninde ne düşündüğünü, ne hissettiğini veya bir davranışı hangi amaçla gerçekleştirdiğini kesin olarak bilmeden kişisel bir yorum oluşturmaktır.
Bilişsel Önyargıdır. empati reddidir.
Bir başkasının ne hissettiğini veya neden öyle davrandığını dinlemek ve anlamak yerine, varsayımda bulunmaktır.
Psikososyal gelişimde aşağıdaki şu kavramlarla açıklanabilir;
*Temel Atıf Hatası (Fundamental Attribution Error)
Niyet okumaya eğilimli kişiler, başkalarının davranışlarını içsel nedenlere (kendi kişiliği, kendi niyeti) bağlama eğilimindedirler, oysa kendi davranışlarını açıklarken çevresel faktörleri daha çok vurgularlar.
**Doğrulama Yanılsaması (Confirmation Bias): Niyet okuduğunu düşünen kişiler, kendi varsayımlarını destekleyen bilgileri daha çok arama ve hatırlama eğilimindedirler. Eğer birinin "kötü niyetli" olduğuna inanıyorlarsa, o kişinin davranışlarındaki olumlu veya nötr unsurları görmezden gelebilir veya onları kendi inançlarına göre yorumlayabilirler.
***Projeksiyon: Kişinin kendi duygu, düşünce ve motivasyonlarını başkalarına yansıtmasıdır. Kendi içinde kıskançlık hisseden biri, başkalarının da kendisine karşı kıskançlık beslediğini düşünebilir ve bu düşünce üzerinden niyet okumaya çalışabilir.
Niyet okuyan kişi, karşısındakinin iç dünyasını anlamaya çalışmak yerine kendi varsayımlarına odaklanır.
Gerçek ve sağlıklı ilişkiler kurmak, empati geliştirmek ve psikolojik iyi oluşu desteklemek için niyet okumak yerine, açık iletişim kurmaya, soru sormaya, dinlemeye ve başkalarının davranışlarını çeşitli faktörlerin etkisiyle değerlendirmeye odaklanmak insanca olandır.