babam kusursuzdur benim, büyük bir kusursuzluk benim için. çocukken bu kadar inanmazdım bu dediklerime, süper kahramanım falan da olmadı benim için. iddialı iddialı ortalarda dolaşmayan, eline o yıllarda bir kere bile silah almamış, çok da fazla sert olmayan toplumun içerisinde liderlik dusturuyla hareket etmeyen bir erkek nasıl bir süper kahraman olabilirdi ki?
sonra gün geldi ergenlik çağları içine girdik. bu sefer de yeni öğrenilen tanımlar kavramlar, yaşam tarzları ilgimizi çekti. baba elbetteki bunları bilirdi ve bir kısmını yaşamıştı. ancak sanki ilk ben keşfetmişim gibi her çocuğun ben her şeyi biliyorum havalarına girdik babayı biraz küçümsedik.
zaman biraz daha geçti akıl daha da yerine oturmaya başladı. kişiliğiniz üzerine çözümleme yapmaya babanızın kişiliğinin gelişmesi üzerine bildiğiniz kadarıyla çözümleme yapmaya giriştiniz.
hala süper kahraman değildi sizin için ne kadar çözümlesenizde.
sonra yaş geldi 20lere. akıl yeterince kemale ermese de erdi işte. çevrenizde, yakınlarınızda babanızın etkisini gördünüz. babanız olmasaydı nasıl olacağını düşündünüz. hayatı ve zorluklarını anladınız. size sunduğu imkanları. adece maddi değil sizi siz yapan bilgi ,görgü, bilinç imkanlarını.çevrenize baktınız bunlarda insan mı diyeceğiniz yüzlerce kişiyle karşılaştınız. tanıyabildiklerinizin ailelerine baktınız bunlarda baba mı diyebileceğiniz babalarla karşılaştınız. oturup babaların o evlatlarıyla iki kelam ettiniz hiçbir şey bilmediklerini anladınız.
sonra geçmişe döndünüz. kitaplıkta bir kitaba bakarken kendinizi gördünüz. babanızın kitaplığındaki bir kitap, sizi siz yapan,bir sözcük edindiniz tıpkı babanızın edindiği gibi. sonra geçmişteki sohbetlerinizi veya da örnek aldığınız hareketlerini düşündünüz. babanızın kitapları, sohbetler örnek aldığınız hareketleri üstüste eklendi ve her birinin kişiliğinizin hangi iyi noktalarını inşaa ettiğini gördünüz.
kadın erkek ilişkileriniz gelişti zamanla. bir hatunla biz olmayı denediniz, deneyenleri gözlemlediniz.o an yine babanız aklınıza geldi. 30 yıla yakın zamanı nasıl da olabildiğince az sorunla geçirmişti annenizle. tabii ki eşeklikleri olmuştur ancak sizin yaptığınız ve yapılanları gördüğünüz de onunkiler çok sönük kalmıştı yanında.
silah tutkusu olmadığından bahsetmiştim babamın ve küçüklüğümde bundan yakındığımı, dayım belde silah dolaşırken ve o sevgiyi bana aşılarken,iyi ki de aşılamış, babanızın neden böyle bir şeye yeltenmediğini düşünürdünüz. ancak büyümüştünüz. dayınız 80 öncesi bir sorunla karşılaşmamışken babanızın 80 öncesinde iki kere özel olarak öldürülmek istendiğini tepesinde mermilerin uçuştuğunu öğrendiniz. sonra silah sevginizi ve babanızın size aşılamış olduğu bilinci ve yaşadıklarını birleştirdiniz dayınız gibi değil de bilinçli olarak kazandığınız bu sevginin yine babanızın olduğunu anladınız.
yazılacak çok şey var aslında. ancak zamanla öğrendiğim başta da söylediğim gibi benim babam asıl şuan benim için süper kahramandır.
öyle bir süper kahraman ki adımı *koyarken bile kişiliğimi olumlu yönde etkilemiş bir süper kahraman.
özel hikayeden genelleme yapacaksak eğer buradan çıkartılan sonuç eğer kendinizden ve ailenizden memnunsanız sizi inşaa eden babanızsa babanız sizin asıl şimdi süper kahramanınızdır. çok çok aşırı durumlar yoksa eğer ailenizden de kendinizden de memnun değilseniz sizler vefasız,hayırsızsınız.