şöyle bir şey'e inanıyorum. farz edelim elimizde bir erkek ve bir kadın var. ve her ikisi de aşk denen şey'i birbirleri için tam olarak yaşıyorlar/hissediyorlar. yani yaradılışın onlara verdiği bu duygunun en üst noktasındalar.
aha... işte burada durum değişiyor. zira erkek yaradılışı gereği kadına/kadınına odaklanmıştır. oysa kadın yine yaradılışı gereği çocuğunun müstakbel babasına odaklanmıştır, pir parça. ve dünyalar şekeri tombiş mi tombiş bebeğimiz dünyaya gelince kadın aşk'ını bu sefer daha da somut biçimde paylaşır.
bu fikre kapılmam da anna karenina'nın fazlasıyla etkisi olmuştur. olmasa olmazdı.