rüya

entry805 galeri
    124.
  1. Tüm kaybolanlar, kaybolmuşlara,
    Rastlarsa zamanın birinde.
    Tek bir damla gözyaşım
    Göle düşerse
    Ellerimden kayıp gidince
    Bir uyansam, uyansam, uyansam uykumdan...

    ---------------------------------------------------------

    Okumayı söktüğüm ilk günler. Elimde bir gazete, sayfayı kendim seçmişim, en resimli sayfa hangisiyse onu okuyacağım. Vahiy gelecekmişçesine etrafımda merakla bakan gözler. Karşımda ise babam gözleri ışıl ışıl. Küçük bir çocuk buldum, işte bu sayfa benim sayfam, başlıyorum okumaya... "Taa... Teeee,, Tecaaaavüğğğz. Tecavüzee uğğraa... Tecavüze uğrayann Miniii. Tecavüze uğrayaann Miniik kıı.." Elimden alıyor babam gazeteyi. Biraz kızmış, yüzü kıpkırmızı. Kötü mü okudum acaba, sevmedi kesin okumamı. Ağlayarak gidiyorum odama, beklese biraz daha okuyacaktım işte hızlı hızlı, sabretseydi ya... Neyse ki ertesi gün barbie bebek eviyle geliyor yanıma. Ödülümmüş benim. "Benim melek kızıma." yazıyor kağıdında. Okuyorum. Hem de bir çırpıda. Bu sefer gülüyor babam. işte şimdi çok güzel okudum diyorum kendime, gülüyorum, Barbie bebek bile gülüyor.

    -----------------------------------------------------------

    yoldayım ve çok uzaklara gidiyorum *. Otobüste bir ben varım, bir de yaşlı bir teyze *. Uyku bastırıyor hafiften. Bir yandan düşünüyorum, sevemiyorum teyzeyi. Neden bu kadar yaşamış ki hem, kızgınım ona hem de çok. Yaşlı kadın duymuş gibi hissettiklerimi hafifçe kıpırdanıyor*, daha bir sıkı sarılıyor* elindeki poşete, kalkıyor*, bana doğru geliyor sanıyorum. O ise kapı kenarında inmek için düğmeye basıyor*. Utanıyor*um düşüncelerimden. Kapının açılış sesini duyuyor*um uzaktan. dıırzzzz... Utanıyor*um bense.. Utanmak demişken küçüklük anısıyla uykuya dalıyor*um.

    -------------------------------------------------------------

    Çamaşır makinesi zangır zangır titriyor. Canı dolaşmak istiyor diye düşünüyorum. Sıkılmış olmalı banyoda tek başına. Onu tutan bir priz var, gidemiyor uzaklara. Çok eskilerden bir gün çekmiştim ipini zangır zangır titrerken, dolaşsın istedim biraz. Ama korkmuş olmalı ki kesti o an titremeyi, annemse çok kızdı bana. Başka birgün anneme açmıştım derdimi :"Benim odama alsak ya biraz, orada bağlarız onu, kaçmaz hem. Televizyon izletirim ona." Bu sefer gülüyor, komik değil ki yahu. Oturuyorum yalnız kalmasın diye üstünde makinenin. Babamsa tıraş oluyor benim gizli oyunumdan habersiz. Babam... Beyaz beyaz köpüklü yanakları, noel baba olabilir mi benim babam? Aynı onun gibi yanakları, beyaz, yumuşacık. Ne güzel kayıyor bıçağı yanağında. .. Ve işte tertemiz yüzü. Büyülenmiş gibi izliyorum. Babam bir yandan ıslık çalarken bir yandan aynaya bakıyor elindeki havlusuyla. Sonra alıyor beni kucağına. Öpüyorum yumuşacık yanaklarını. Mis gibi kokuyor. Mis ne ki acaba? Annem öyle diyor "Mis gibi kokmuş benim kocam." Oturduğum yerden onlara bakıyorum, ne güzel sarılıyorlar, babam sonra çıkıyor evden. Kıskanıyorum, ilk defa... Annem televizyonun başına geçiyor. Cesur ve güzel, onun dizisi. "Anne tubaletim geldi." diyorum. "Bekle biraz kızım reklama girecek şimdi." "Ama anne tubalet..." Bu sefer cevap vermiyor. Kendim gidiyorum banyoya. Sandalyeye çıkıp aynanın karşısına geçiyorum. Güzel miyim acaba? Ellerimi kokluyorum derin derin. Koku yok. Tıraş fırçası gülüyor bana. "Aaa şu kıza bakın. Duydun mu köpük?Kokmuyormuş hiç." Çamaşır makinesi bile gülüyor. "Ne, kokmuyor mu?" Oysa tek arkadaşım oydu benim. Gülmese ya. Köpük bana bakıyor: "Eğer annene söylemeyeceksen, biraz sürebilirsin benden. Kimseye söylemeyiz. Ama bak haa aramızda, söylersen birisine bozuşuruz sonra." Alıyorum köpük kardeşi. Sürüyorum yüzüme, nasıl da yumuşacık. Annem içeriden sesleniyor: "reklam oldu gel kızım, götüreyim tuvalete." Korkuyorum, görmesin beni. Utanıyorum. Bu da sanırım ilk defa, ne kadar da his varmış diye düşünüyorum. Tıraş bıçağını alıyorum aceleyle. Babam gibi yüzümde gezdiriyorum. Babam gibi yumuşacık olacak yüzüm. Annem de sarılıp öper. içeriden sesi geliyor: "kızımmmm.." Olmuyor. Acıyor canım. Kanıyor oluk, oluk. Titremeye başlıyorum korkudan. Titredikçe elim titriyor, yüzüm kanıyor, güzel ve mis olamıyorum, makine de korktu, başlıyor var gücüyle titremeye. "Anneeeeğğğğğ, ddelseene, koş" Aynadan yansımasını görüyorum annemin. Babama baktığı gibi bakmıyor, işte şimdi kızacak. Ama canım acıyor. Bacaklarımda bir sıcaklık, annem yığılıveriyor oracıkta ve hatırlıyorum sıcaklıkla beraber... a an hatırlıyorum neden geldiğimi tuvalete. Artık yok gitti. Aşağılık köpük,
    girmeyecektin aklıma...

    ------------------------------------------------------------------

    Şoför sesleniyor*. "Kızım son durak." Uykumdan uyandırıldığımda hep asabiyim ben. Bu sefer durum biraz farklı*. Çantamı toparlayıp iniyorum. inerken de söyleniyorum: "Nereden kızın oluyorum ben senin. Ben babamın kızıyım." Bir şeyler söylüyor*. Duyuyor ama dinlemiyorum. Ne fark eder? Dünya'nın ucu* burası. Birisinin sonu, diğerinin başlangıcı. Sonunda geldim oraya. Huzur ve hüzün. Ne kadar uzaklar* birbirlerine, bir o kadar da yakın. Mezarın üstünden otları alıyor*um. Pırıl pırıl olmalı. Misler gibi. Bugün mis ne biliyorum. Ama yeni bir his öğrendim. Özlem. Hala çocukluğumda gibiy*im. Ne kadar çok his varmış dünyada. Bir kez daha şaşırıyorum. Mezarın kenarındaki otları alıyor*um. Babam tıraş olurdu, çirkin sakallar gider parlardı yüzü. Yakışıklı babam diyorum ve bugün onu ben temizliyorum. Bugün bir çamaşır makinesi üzerinde değil, buz gibi bir mezar taşı yanınday*ım. Yine de zangır zangır titriyorum. Babam ıslık çalmıyor bir de. Susuyor çok şey anlatarak. Artık noel baba olduğuna inanmıyorum, ama bir melek olduğu konusunda ısrarlıyım. O sırada bir ses geliyor* uzaktan... Hadi kalk kızım geç oldu. Sen de kimsin a densiz? Ben babamın yanındayım, istersem tüm gece burada kalırım. Hem sen ne cüretle kızım dersin ki bana. Kızgınım, nedenini bilmiyor*um, çok kızgınım. Dönmüyor*um sese, belki gider diye. Ses daha da yakından geliyor*. "Kalksana a kızım." Kızgınım ben çok, ama bu ses... Biliyor*um bu sesi... Aydınlanıyor* her yer. Birden ağaçlar bir balon köpüğümüşçesine yok oluyorlar*. Mezar gidiyor*. Kızgınım ben neden mi? Daha önceden de söyledim. Uykumdan uyandırıldığımda hep asabiyim ben... "Peki baba." diyorum. Bu sefer gülümsüyorum. Huzur... Ne kadar çok his varmış şu küçücük dünyada. Uyanıyorum.uzaklardan şarkı çalmaya devam ediyor

    Bir damla gözyaşı var ellerimde
    Sonunda görürüz belki
    Sen de, ben de
    Uçsuz bucaksızız
    Bu yalnız şehirde
    Yaşam sevincin duruyor mu
    Hala içinde?
    Sustun, konuşmadın
    Sözcükler bitince
    Bir uyansam uykumdan...

    .. Oh rüyaymış.
    3 ...