eskiden et mi vardı, millet et mi yiyordu?
unutmadan; herhalde burada fiziksel antropoloji, paleoantropoloji, primatoloji, arkeoloji, dilbilimi, genetik ve embriyolojik açıdan insan denen canlının ortaya çıktığı paleosen dönemi kast ederek bizler o zamanda çayır çimen de yayıldığımızı otladığımızı et yemediğimizi o dönemde cehape başta olduğuna dikkat çekmek istiyor olabilirler.
akp partizanları bu vb açıklama söylemleri diyorlar.
burada sosyal medya internet de olan videolara bakınız vermeye gerek yok.
haaa!
bir de sn. maliye bakanımız vardı.
millet kuzu eti yemediği için dana eti pahalı falan demişti.
yok canım, sn. maliye bakanı bunu espri olsun millet gülsün diye söylemişti. malumunuz; bir kahkaha bir dilim pirzolaya eş değer diye bir kocakarı sözü vardı ya...
o bakımdan demiş olabilir.
evet, gülmek; kalp sağlığı, tansiyon, şeker, büyüme, hastalıkların iyileşme sürecine, ruhsal-psikolojik rahatlamaya, uzun ömür, hormon dengesi vs katkıları var ama anıra anıra gülseniz bile vücudunuz amino asit artık zincirini içeren büyük biyomoleküller ve makromolekül'ler (örn: proteinler) üretemez.
ne bileyim, çok mutlu rüya görüp uyansanız ve üstelik sn. maliye bakanımız aklınıza gelip dudaklarında tebessüm ile yataktan çıksanız bile gün içinde enerjinizi sağlayacak, kahvaltıda aldığınız proteini yediğiniz eti-et ürünleri, hayvansal gıda emilimini artıracak askorbik asiti de vücut üretemediği için (c vitamini) en az bi bardak taze sıkılmış portakal suyu (zevklere göre greyfurt, kiwi, mandalina, kuşburnu, frenk üzümü, limon, çilek mix vb) sofrada biber yeşillik bulundurmalısınız.