Dilek Ünver
Aleyna Tilki'nin kucağında hayatımıza giren peluş ayıcıklı Dolmabahçe Statı şovu, 6'lı evcilik masası öncülerinin deprem bölgesinde muhabir gibi ayakta verdiği yalan ve bozguncu demeçler, Kızılay'ı yardım çadırlarını satar göstermeler, AFAD'ı yalnızca Ak Partilileri kurtarıyor göstermeler, kiraladıkları Suriyelilerle Suriyeliler gaspçı göstermeler, ler ler ler...
Bunları yapacaklarını biliyorduk. Bunlar ne zaman birşeyi tekil bırakmış. Bunlar birşey yapıyorsa, arkasında yapacakları başka şeyin hazırlığıdır.
Bunu en yakın örnek olarak Gezi Eylemleri'nde görmedik mi?
Dağdan indirip kuaföre soktukları terörist bastonlarıyla eylem başlattılar, heyecanlı gençliği sokakta canavara dönüştürdüler, herkes hep beraber bununla meşgulken devlet organları, yerel siyaset, basın, Ak Parti ve MHP'nin içini boşaltma çalışmalarına giriştiler.
Maalesef görmediniz çünkü bunların laflarıyla laf yarıştırmakla, oluşturdukları yapay gündemin ardına takılıp muhattap olmakla meşguldünüz. Ki o günlerde çevirdikleri oyunlar siyasi ve ekonomik dengelerle oynamaktan ibaret değildi. O günler için kıyıda beklettikleri kripto üyelerinin çevirdiği başka oyunlar da vardı. Yazmayı düşünmüyorum.
Bu bağlamda bugünlerde oluşturdukları curcuna ve sözlerin ardına çok da takılmayın derim. Nihayetinde ne derlerse desinler millet inanmıyor, ne yaparlarsa yapsınlar millet uymuyor. inanan ve uyanlar var evet ama onlar da inanma yanlısı oldukları için inanıyorlar.
Sokakları karıştırdılar, üniversiteleri karıştırdılar, darbeye kalkıştılar, yangın çıkardılar, LGBT'lileri gazlayıp yürüttüler, Lilith'in Sürtükleri'ni yürüttüler, atletle istanbul Ankara yürüdüler, her hafta bir devlet dairesinin önüne yürüdüler... Tabii bu arada ellerinde adam kalmadıkça Kılıçtaroğlu da tek yürüteçlerine dönüştü.