katledilişinden bugüne tam 16 yıl geçen, yazdıklarıyla ve söyledikleriyle yaşamı boyunca tekerlerine çomak soktuğu soyguncuların, vurguncuların, kötü dışarda softaların, satılmış aydınların türkiye'deki faaliyetleri hakkında o günlerden öngörülerde bulunan ve ne yazık ki hepsinde haklı çıkan, yabancı fonlu günümüz aydınlarının içini boşalttığı "aydın" nitelemesini attila ilhan, necip hablemitoğlu gibi isimlerle birlikte gerçek anlamda karşılayan sakıncalı piyade.
ışık kansu, mayıs 96'daki "SUiKASTTAN SONRA NE DEDiLER" başlıklı yazısında şöyle diyor:
Devletimiz, bütün imkanlarıyla Uğur Mumcu'nun katillerinin bulunması ve adalet önüne çıkarılması için elinden geleni yapacaktır. Bu hususta bütün ilgililere her türlü talimat, tarafımdan verilmiştir.
Önemli olan, bu cinayeti kimin üstlendiği değil, cinayeti kimin işlediğinin ortaya çıkarılması. Bu cinayetin nasıl işlendiği, bombanın nasıl konulduğu çıkar, çıkarılır. Tabii bu, Uğur Mumcu'yu geri getirmez. Üç faili meçhul cinayetin dışında, diğerlerinin nasıl olduğu aydınlatıldı. Onların da aydınlatılmasına çalışılıyor. Bu cinayetin de nedeni bulunacak.
Hükümet olarak Uğur Mumcu'nun katillerinin ortaya çıkarılmasını vaat ediyoruz. Mumcu'nun katillerini bulmak, adalete teslim etmek, suçluları cezalandırmak, böylesi cinayetlerin bir daha işlenmemesini sağlamak, hükümetimizin namus borcudur, bunu yapacağız.
Olay, harici bir mesele ise aydınlatmamız çok zor, dahili ise mutlaka aydınlanacaktır.
...
21 ocak 2009 tarihli bir gazetede TBMM Uğur Mumcu Cinayetini Araştırma Komisyonu Başkanı Ersönmez Yarbay şöyle diyor:
Geçmişte işlenen birçok karanlık cinayetin aydınlatılması için Mumcu suikastinin de Ergenekon davasına dâhil edilmesi faydalı olabilir.