pazardan alirsin bir kilo domates ama adam genelde ezikleri doldurmustur. ne yapacaksin? tabii ki salca.
bir guzel ezeceksin o domatesleri iyice. suyunu suzup, guneste kurutup bidona/tenekeye/kavanoza basacaksin.
ama yemek pisirecegin anda salcayi kavanozdan alman; onun aslinda parca pincik ettigin, iyice ezdigin, pure haline getirdigin bir domatesten oldugu gercegini degistirmez. o istedigi kadar ben salcayim desin, biz gercegin ne oldugunu biliyoruz. aslinda o da bunu biliyor, o yuzden buzdolabinda derinlere saklaniyor. beni gormesinler, belki gercegi unuturlar diye (bkz: devekusu basini kuma gomunce gorunmuyorum sanirmis). ama bilmez ki buzdolanin derinlerinde kalan salca unutulur, unutulunca da kuflenip atilir.
aslinda basta kullandigin domatesin; pazardan aldigin ezilmis domates olmasinin da onemi yoktur. ister duzgun, ister ezilmis domates. sonuc ayni iste; salca. yani istisnalar kaideyi bozmuyor (bkz: istisnalar kaideyi bozmaz)
pesinen edit: entrynin moderator olan yazarla ilgisi yoktur. copteki kavanozla ilgisi vardir.