osmanlıda türke bakış

entry5 ↓ galeri
    1.
  1. Menfi yönde olan ve birçok zihnin ker ürünü olan bakıştır. Kanıtları burada:

    * ibni Bibi, Türkler’den, “cahil, müfsid, çarıklı Türkler” diye bahsediyor.

    * Kerimüddin Mahmud Aksaraylı, Türkleri “Gözün karalığından daha kara olan Türk...”, “Türklerin... o dinsiz zümrenin...”, “mel’un Türkler” ifadeleriyle anıyor.

    * Amasyalı Hüseyin b. Ali Fatih, “Tariku’l Edep” adlı risalesinde “Türk” ve “Türkmen”i iki ayrı etnik grupmuş gibi gösterip bölüyor.

    * Şair Baki “Türk ehlinin ey hace biraz başı kabadır.” diye hakaret ediyor.

    * Nef’i, “Türk’e Hakk, çeşmi irfanı haram etmiştir.” diye aşağılıyor.

    * Türkleri “çoban köpeği”ne benzeten tarihçi Mustafa Naima Efendi ayrıca “nadan Türk, idraksiz Türk, çirkin suratlı Türk, mel’un Türk” olarak niteliyor.

    * Gelibolululu Mustafa Ali, Mevaidü’n Nefais’te “Anadolu, Karaman ve Rum ülkesi adlarını alan pasaklılar halkı elbette kır adamıdırlar. Bunlar, aralarında güzel ve sevimli olanı az görünen, çeşit biçimde çirkin kimselerdir.” diyor.

    * “Etrak-ı Bîidrak” lafının mucidi Hoca Sadettin “hilebaz Türk”, “akılsız Türk”, “aptal Türk”, “kudurmuş kurt”, “aşağılık türediler”, “sırtlan”, “anlayışsız kaltaban” diye nefret kusuyor.

    * “Baban da olsa Türk’ü öldür.” diyen Kadimi mahlaslı Hafız Hamdi Çelebi, Hz. Muhammet’in “Türk’ü öldürün kanı helaldir.” dediği iftirasını yayıyor.

    * Muhteşem Yüzyıl adlı televizyon dizisine dahil edilen izvornikli Arnavut Taşlıcalı Yahya karakteri, “soyu kuruyasıca Türk” diye mısralar düzüyor.

    * 1797-1802 yılları arasında Paris’te daimi elçiliğimizi yapan Moralı Seyyid Ali Efendi uygunsuz hareketlerde bulunan Çuhadır Ahmet’e “Türk-ü sutür” yani “hayvan Türk” yakıştırması yapıyor.

    * Tokatlı Aşık Nuri, Türk’ü hayvana benzeterek şöyle diyor:

    “Türk’ün dilberidir gayetle inat
    Şehir dili bilmez lisanı kubat
    Kelamında eder Türklüğün isbat
    Hayvan gibi gözün diker samana"

    * 1912’de Sebilürreşat dergisinde çıkan bir yazıda “Türk” kelimesinin kullanılması, dinsizlik, kafirlik sayılıyor.

    * 1913 tarihli “Mecmua-i Ebuzziya” dergisinin 94. sayısında, “Bizim Türklüğümüz sembolizmden başka bir şey değildir... Türk falan değil sadece Müslüman'ız.” deniliyor.

    * Prof. Ahmed Naim 1913 yılında yazdığı “islamda Dava-i Kavmiye” adlı kitabında Türk’e karşı savaş açıp “Türk’ün geçmişini bilmesine, öğrenmesine lüzum ve ihtiyaç yok; gerekli olan şeriatı öğrenmektir.” diyor.

    * 1919-1920 yıllarında şeyhülislamlık yapan ve bugün adına vakıf kurulan Mustafa Sabri Efendi, Türk’e Türklük benliğini vermek isteyenlere “soysuzlar” yakıştırmasında bulunuyor. Dahası, tiksintiyle söz ettiği Türklüğünden istifa ediyor:

    “Yalnız Müslüman ve insan
    Olarak kalmak üzere, Türklükten
    Şeref ve izzetimle istifa
    Ediyorum Allah’ın huzurunda
    (...) Tövbe yarabbi tövbe Türklüğüme
    Beni Türk milletinden addetme!”

    Şevket Süreyya Aydemir’in Suyu Arayan Adam’ında “Türk müsünüz?” sorusunun cevabı hayli dramatiktir;

    “Aman hocam, estağfirullah!”
    4 ...