hz muhammed

entry1379 ↓ galeri
    1228.
  1. Âlemce malûmdur ki, az bir kavmin âdetlerinden hakir, ehemmiyetsiz bir âdeti kaldırmak veya zelil, miskin bir taifenin cüz'î, zaîf huylarını ref'etmek; büyük bir hükümdara, uzun bir zamanda bile çok zahmetlere bağlıdır.

    Acaba hâkim olmamakla beraber, az bir zamanda, nihayet derecede âdetlerine mutaassıb, inadcı ve kesretli bir kavimde rüsuh ve kuvvet peyda etmiş olan âdetleri ref' ve kalblerde istikrar peyda eden ve zamanlarca devam ve istimrar eden ahlâklarını terkettiren; hem yerlerine gayet yüksek âdetleri, güzel ahlâkları tesis eden bir zât, hârikulâde olmaz mı?

    Yine âlemce malûmdur ki, devlet bir şahs-ı manevîdir. -Çocuk gibi- teşekkülü, büyümesi tedricîdir. Ve keza yeni teşekkül eden bir devletin, bir milletin ruhuna kadar nüfuz eden eski bir devlete galebe etmesi yine tedricîdir, zamana mütevakkıftır.

    Acaba Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâm'ın bütün esasat-ı âliyeyi hâvi olan ve maddî manevî bütün terakkiyat ve medeniyet-i islâmiyenin kapısını açan, kısa bir zamanda def'aten teşkil ettiği bir devletle, dünyanın bütün devletlerine galebe edip maddî manevî hâkimiyetini muhafaza ve ibka ettiren, hârikulâdeliği değil midir?

    Evet kahr u cebr ile zahirî bir hâkimiyet, sathî bir tahakküm, kısa bir zamanda ibka edilebilir. Fakat bütün kalblere, fikirlere, ruhlara icra-yı tesir ederek, zahiren ve bâtınen beğendirmek şartıyla vicdanlar üzerine hâkimiyetini muhafaza ve ibka etmek, -en büyük hârika olmakla- ancak nübüvvetin hâssalarından olabilir.

    (Mirkat-üs Sünnet 181.sh - Risale-i Nur)
    (Mirkat-üs Sünnet 180.sh - Risale-i Nur)
    (Mirkat-üs Sünnet 180.sh - Risale-i Nur)
    (Mirkat-üs Sünnet 180.sh - Risale-i Nur)
    (Mirkat-üs Sünnet 180.sh - Risale-i Nur)
    (Mirkat-üs Sünnet 179.sh - Risale-i Nur)
    3 ...