jcvd

entry8 galeri
    5.
  1. van damme'in yillarin söhretinin icinde biriktirdigini sinemasal bir sölenle mükkemele yakin bir sekilde kustugu bir film olmus.

    90'li yillarin basinda ilkokul cagini yasamis birisi olarak (ve de o zaman icin dogal olarak) sinema ve filmlere olan merakim ve manyakligim van damme-stallone-arnold üclüsü ile baslamisti. arkadaslar arasinda filmlerin muhabbetini yapar, dövüs sahnelerini tekrarlamaya calisir ve de bu üclüden hangisinin filmleri daha iyi diye yerdik birbirimizi.

    benim favorim van damme'di. ancak lise yillarina geldigimde yaptiginin 'kalitesiz dövüs filmleri' gercegini kavramaya baslamistim.

    ama benim kendisine olan merakim hic bir zaman azalmadi. sagda solda nerde kendisiyle ilgili haber görsem okur, ne zaman kendisini televizyonda görsem merakla basina gecer izlerdim(izliyorum). o yüzdendir ki bugüne kadar cekmis oldugu tüm filmleri seyrettim. bir tanesini bile kacirmadan!

    ama ne yazik ki, özellikle de 2000'li yillarin basindan beri gözle görülür bir düsüs yasayan van damme'i hep merak ederdim, "acaba bir gün yeniden bir patlama yapar mi? yaparsa nasil olur?" diye. iste bu soruma cevap niteliginde 'cuk' diye oturan bir film yapmis van damme.

    oturup 'cok güzel' olmus desem, havada kalan bir yorum yapmis gibi hissederim kendimi. cok fazla detayina girmeden demek istedigim;

    öz elestiri, kendisiyle dalga gecebilmek, itiraf, kaybetmek, kazanmak, ask, hüzün, para, yokluk ancak bu kadar güzel bir sekilde o 5 dakikaya sigdirilabilirdi.
    0 ...