newton'un bir ağaç dibinde başına düşen elma gibi (rengi de tutuyo) beklenmeyen bir anda düşerek tanıdığım olmuş bir adet dördüncü nesil sözlük kullanıcısı. yazar diyebilmem için birkaç fırın dolusu ekmek yemesi lazım ama olsun hayat sadece entry girmek değil.
lost adasına düştüğü zaman etrafta panik hâlinde koşturan onca yolcu arasında mangal yapmak için odun toplamaya giden insandır nada. seyir hâlindeyken öndeki araba birine geçirince kendi parmağından fikir soran, sonra da sinyalini verip geçip gidendir nada. arkasından konuşulduğunu öğrendiği zaman "aman bana ne" deyip garsondan sulu bira isteyen insandır nada. yemek yemek için bir yere gidip "ben burayı beğenmedim" diyerekten kalkıp giden ve geride söylenen bir görevli bırakmayı da dert etmeyen insandır bu nada. bir de kızıl ile özdeşleşen...
edit: nooluyo lan arkamdan methiyeler almış başını yürümüş.