Hangi karakterine bakarsanız bakın her birinden ayrı bir ders çıkaracağınız, her birini ayrı ayrı sorgulayacağınız bir film. Manyak bir adam; hayatın ve 50'li yılların şartlarından bir an dahi olsa kurtulmak için o manyakla evlenmeyi kabul etmiş bir kadın ve daha ergenliğinde iken erkekliğe adım atacağı sıralarda kendisine rolmodel alacak bir baba arayan, hayatı acılarla geçecek olan bir çocuk (buna bir de üvey kardeşleri dahil edebiliriz).
De Nironun "Bir Zamanlar Amerikada" sonrası canlandırdığı yine kadınları aşağılayan psikopat bir karakterde. özellikle atış yarışması sonrası bunu daha iyi görüyoruz. Yine zoraki evlilik konusunu özellikler kadınlar açısından irdelendiği cinsel ilişki sahneleri can alıcı.
Her yönüyle sinirleri bozabilen ağır bir drama ve bir şaheser. Son diyeceğim şey ise; bir adam nasıl olurda bu kadar kötü karakterler içerisinde bir sürü küfür yemesine rağmen kendisini aynı zamanda bu kadar sevdirebilir. Çok yaşa sen Rober De Niro.