aşk güzel şey
tanrıya olan
tanrıdan uzak olan
bir öpücük kondurmak güzel şey
biraz sarılmak
biraz da sarılarak uyumak
uyku güzel şey
bıkmıyorsun
rahat bir yatak
çok güzel şey
ve rahat bir yatakta seninle yatmak
muazzam...
bu yatak bir sandal olsa
bir denizde olsak
bir okyanusa yol alsak
bir okyanusta bir balina
bir balina yutsa bizi
biz karanlıkta kalsak
uyku çökse üzerimize
ve gökyüzünde uyansak
tepesinden fışkırmış bir şekilde
bazı bazı ıslansak
serinlesek yanmışız ya aşktan
derinlere dalsak
balıklarla yanyana süzülsek
nefes mi? ne gerek?
inanmıyoruz ki ölüme
aşka inanıyoruz biz
güneşin ulaşamadığı kadar derinlere insek
karanlık olsa yine
uykuya dalsak
uykuda batsak da batsak
ve dünyanın öbür yanında, yüzeye çıkmış uyansak
bir buz ülkesi olsa burası
üşüsek de üşüsek
birbirimize sarılsak
ısınsak...
en güzeli değil mi?
sarılsak bir süre, bir sonsuz süre,
erise buzullar da biz sarılmaya devam etsek
sımsıkı, tek vücut, tam bir vahdaniyet
mutluyuz biz değil mi?
uyuya mı kalsak böyle?
rüyalarımızda sevişsek karlar üstünde,
pamuk ellerinle karları serpsen üstüme,
bense ürpersem,
öpsem seni, gözlerine baksam
ısınsam...
uyansak ki bir müzedeyiz, hangi çağdan kaldığımız belirsiz
aşkın sembolü olsak,
gülümsesek biraz da birbirimize,
hüzünlü insanlar bizi izlerken gülmeyi öğrenseler,
bir meteor mu yaklaşıyormuş dünyaya?
bir damla su bile kalmamış mı?
ne umurumuzda bizim, biz ölüme inanmıyoruz ki!
biz aşka inanıyoruz,
gülümsedikçe gülümsesek, biraz yaklaşsa yüzlerimiz
nefesimizi dinlesek, gözlerimiz zevklense biraz da... *