bugun şöyle bir açıklama da bulunmuş, eski milletveki ve bakandır.
"Geçmişte söylenen sözler geride kaldı bugün yeni şeyler söyleme zamanı gelmiştir. Türkiye'nin yanlışlıkları ve gidişattaki eksiklikleri, bozuklukları baştan sona değiştirmek için geliyoruz. Bu sorumluluk duygusu içinde kararımızı verdik. Türkiye'nin yeni bir siyasi harekete, yeni bir siyasi partiye ihtiyacı var. Sizden aldığımız enerjiyle yerel seçimlerden sonra yeni bir siyasi partiyi kurmaya karar verdik"; dedi.
"Şunu kesinlikle belirtmek istiyorum ki bundan sonra ki gelişlerimizde dokunulmazlık zırhına bürünerek burada olmayacağız. Yani şu anda buraya dokunulmazlık zırhını çıkararak aranızdan biri olarak geldim. Bundan sonrada buraya dokunulmazlık gömlekleriyle gelmeyeceğim. Kuracağımız parti milletvekili dokunulmazlığına son verecektir. Hz. Ömer de, Hz. Ali de, Fatih Sultan Mehmed de vatandaşlar gibi kadının huzuruna çıkıp yargılanmıştır. Meclis'te yüzlerce dokunulmazlık dosyası var. Dünyada Türkiye'deki yolsuzluklardan söz ediliyor. Hergün televizyonlarda, kulislerde ve vatandaşların arasında bu ülkedeki yolsuzluk ve soygunlardan bahsediliyor. Çok sayıda dosya var ama hiçbirinin dokunulmazlıkları kaldırılmıyor. 6 yıldan beri kimsenin dokunulmazlığı kaldırılmadı. 16 yıl milletvekilliği yaptım ve Meclis'e tek dokunulmazlık dosyam gelmedi. Bunu içinizden biri olarak söylüyorum. 16 yıl milletvekilliği yaptım bunun 6 yılı bakanlıkta geçti. 10 yıl muhalefet partilerinde görev yaptım. Bu 16 yılda tek dokunulmazlığın kaldırılması talebiyle dosya meclise gelmemiştir. Ama bugün Meclis'te yüzlercesi var. Her türlü soygunun koruma altına alındığı bir Meclis bu ülkenin taleplerine uygun değildir. Onun için ilk önce bunu değiştireceğiz.;
Türkiye;'e kapalı kapılar ardından çok işler yapıldığını ve halkın hiçbir şeyi bilmediğini iddia eden Şener, Türkiye'yi şeffaf bir ülke yapmak için çalışacaklarını" söyledi. Ülkede yüzü gülen kimse kalmadığını belirten Şener konuşmasında, şöyle devam etti:
"Sır perdeleri altında Türkiye'de kaynakların nasıl dağıtıldığını hiç kimse bilmiyor. Diyoruz ki herkesin cebindeki 100 liranın 25 lirasını siyaset kullanıyor. Ne alırsanız alın bir şekilde siyaset paranızı kullanıyor. Devlete ait işletmeler satılıyor. Tüm bunlar kime satılıyor bilen var mı? Yoktur. Ancak, bizim iktidarımızda bunlar şeffaf olacak. internet sitelerinde olacak ve bilgisayar kullanmasını bilen her vatandaş bir tuşla devletin kaynaklarının nerelere aktarılacağını bilecek. Bunu bir başkası yapamaz. Sırtında küfe olanlar bunu yapamaz ancak bu siyasi hareket bunu yapar. Söylenecek çok söz var Türkiye;nin her yeri yangın yerine dönmüş. Herkes geçim sıkıntısı içinde yaşama mücadelesi veriyor. Geleceğinden endişe etmeyen insan kalmamış vaziyette. Ülke nereye gidiyor, siyaset nereye gidiyor. Biz duyarlı insanlar olarak bunları düşünüyoruz ve çıkış yolu arıyoruz. iki şeyi düşünüyoruz birincisi, 1.5 yıl önce bir genel seçim oldu. Yapılan seçimde yetki verdiğiniz, güç verdiğiniz iktidara taşıdığınız sorumlular seçimlerden bu yana bu ülkede ki hangi kötü gidişe dur dedi. iyi güzel olan ne yaptılar. Bu ülkede fabrikalar artmaya ve yatırımlar çoğalmaya mı başladı. Bu ülkede işsizlik azalmaya mı başladı. Bu ülke insanının yüzü güldü mü? Memurun işçinin emeklinin hangisinin yüzü gülüyor. Kavga etmek bu ülkenin vatandaşlına hiçbir şey kazandırmıyor. Bu ülkenin sevgiye hoşgörüye ihtiyacı vardır."
Abdüllatif Şener, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kısa süre önce ;Biz kavgadan yana değiliz; derken şaşırdığını bildirirken, ;"Her gün kavga ederken ve kavga bir sanattır derken nasıl kavganın tarafı olunmaz?" Bu laftan sonra hızını alamadı ve "ABD'de yapılan seçimlerden sonra Obama'ya bir mektup yazdı ve o mektupta ;Dik dur ama kavga yapma" dedi. "Önce biz bir önümüze bakalım. içinde olmayan, kendinde olmayan bir şeyi sen nasıl başkasına öneriyorsun"; dedi. *