Evde oturmuş, birşeylerle meşgulüm. Telefon çaldı. Baktım, arayan epeycedir görüşmediğim bir arkadaştı. Açtım. Onbeş, yirmi saniye ses gelmedi. Sonra arkadaş kısık bir sesle; şu kadar para lazım dedi.
Dara düştüğünü düşünerek evet dedim. Vereceği günüde belirtti. Matikten gönderdim parayı. Eve dönerken kendimi çok iyi hissettim.
Günler geçti
Ödeme zamanına kavuştuk. O günün üzerinden, çok geçmesine rağmen ödeme yapılmadı.
Yakınım birine anlattığımda, miktar küçük,
Herkesin kredi kartı yada bu miktarı karşılayacak insanları vardır. Verirken alamayacağını aslında kendinde bilmişsindir dedi. Hadi ordan dedim.
Bir gün, bir makale okuyorum. Bir uzman yazmış. Bilimsel bir makale yani. Sorularla kişilik analizi yapmaktaydı.
Birinci soru; biri sizden para istedi. Cevap evet yada hayır. Biz verdik ya, önce eveti okudum. Kendine güvrensiz insan davranışı...
Şaştım kaldım. Yakınım haklımıydı. Bu arkadaşım, acaba bu kişilik analizini biliyormuydu?
Hepsini geçtim. Artık para isteyenlere hayır demeyi öğrendim. Bir şey daha öğrendim. yolda, belde dini yada milli karakterli bazı şeyleri elime tutuşturduklarında, alırdım. Onuda almamayı öğrendim. Kütüphanem, telefonla satılmış kitaplarla dolu. Ama artık yemez.
Korkudan makaleyi bitireme...