Bazı insanlar yaşamayı karnı doyma derdinde olan hayvan, üreme çoğalma derdinde olan virüs gibi algılıyor.
Kalite tanımı bu kişilerde oluşmamış.
Yarın ne olacak derdi de yok.
Eğitim kendini geliştirme geleceğini belirleme onlar için bir mana ifade etmiyor.
Küçük insanların büyük hayali olmaz.
iş bulayım...
Ne yapacaksın?
Ev araba alacağım.
Büyük düşün...
Ev aldığında bir tane evin olacak, yazlık aldığında bir tane yazlık olacak, araba aldığında bir tane araban olacak.
Oysa büyük düşün, araba hayali yerine şoförün olan bir araç içinde kendini hayal et. Arabanın senin olması gerekmez. Çalıştığınız veya sahip olduğunuz şirketin ya da parasını verip her ay değişik modellere bindiğiniz kiralık şoförü olan vip bir araç.
Bir ev sahibi veya yazlık sahibi olmayı hayal edeceğine, 3-5 ay sonra veya 1 sene sonra trafiğin havanın insanın durumuna göre değişik semtlerde kiralık eşyalı daireler de oturmayı hayal et.
Bir yazlık alıp her sene aynı yerde olacağına tatil yapacağına her sene değişik coğrafya iklimlerde tatil yapmayı hayâl et.
Yazın sıcak ve nem boğuculuğunda kayak yapmak, kışın soğuk ayaz kar yağmur da Kumsal da uzanıp güneşin tadını çıkar.
Aslına bakarsanız bunlar sıradan bir ihtiyaç, yaşamı yemek olarak düşünürseniz bir garnitür, sunum malzemesi, tuz yağ gibi malzemeler...
Osurmak sıçmak geğirmek nefes almak hapşırma gibi sıradan yaşamın içinde olağan şeyler ve insanlar bu sıradan şeyler için hayâl kuruyor.
Ne kadar basit ve acınası haldeyiz.
Başkalarının 1-2 senede sahip olduğu sıradan bir şeyi (örn: araba) biz 10-20 sene de sahip oluyoruz ve sözlük de Türkiye uçuşa geçti diye başlık atıyoruz.
Tabi ki bu durumun farkında olmayan insanın gelişmemiş zekâsı-aklı ile sosyal sorumluluk içinde uyması gereken (kabul etmese bile) ahlâk ve etik değerleri de oluşamaz.
Komşusu aç iken tok yatan bizden değil denen bir din inancı da olmaz.