uğur mumcu

entry951 galeri
    153.
  1. çok eski bir yazıdan alıntı, bugünlere dek uzanan...

    1996...
    ''Aradan üç yıl geçti...
    Sözümüzü tutabildik mi?..
    Halimize bakan ağlamaklı olur, Uğur'u sevenlerin dağınıklığına diyecek yok!..
    Uğur adına her yıl 24 Ocak'ta toplantılar düzenliyoruz; konusuyoruz...
    Sonra dağılıyoruz.
    Uğur evliya gibi oldu...
    Evliya türbelerinde mum yakmak, dinsel göreneğin edilgin eylemidir.
    Uğur için bir mum yakmak baska sey...
    Sürekli eyleme katılmak, alın teri dökmek, örgütlenmek, kurumlasmak, amaçlarımızın kıblesine
    doğru yürümek, Uğur'un ömrü boyunca savunduğu fikirleri hayata geçirmek için ortak bir güç
    olusturmak, demokrasi ve devrim yolundaki kisi için bir mum yakmak demektir.
    'Sen de bir mum yak!...'
    Ama mumun alevindeki titresimlere bakarak duygulanmak yetmez...
    Yalnız mum yanmasın.
    Sen yanmasan, ben yanmasam, nasıl çıkar karanlıklar aydınlığa..."
    **
    2001...
    ''inanılır gibi değil, Uğur'un 8'inci ölüm yıldönümü gelmis çatmıs...
    Zaman nasıl geçiyor?..
    Hayyam'ın dediği gibi:

    "Ömrümüzden bir gün daha geldi geçti;
    Dereden akan su, ovada esen yel gibi.
    iki gün var ki dünyada, bence ha var ha yok:
    Gelmeyen gün bir, geçip giden gün iki."

    Gözlerimi kapıyorum, Uğur'un iki fotoğrafını yan yana görüyorum: Biri `Ankara Hukuk
    Fakültesi`'nde öğrenciyken, öteki durmus oturmus bir yazarken...
    Cin gibi, nüktedan, neseli, savasımcı, arastırmacı, kalem sahibi Uğur...
    Hayatta olsaydı Türkiye'nin bugünkü haline baktıkça oturup ağlardı Uğur...
    Ama, bir an bile umutsuzluğa kapılmaz, ön safta görevini üstlenirdi.''
    2002...
    ''Kim söylemisti?..
    - Zaman geçmiyor, biz geçiyoruz...
    Kaç yıl geçti?..
    Dokuz!..
    Dokuz yıl az buz bir zaman değil, 1993'ten 2002'ye varıncaya dek insanlık basdöndürücü bir hızla
    yasadı, dünya küresellesti...
    Terör tırmandı..
    Tırmandı..
    Tırmandı..
    ABD'yi vurdu!..''
    **
    2003
    Bu yıl terör Hablemitoğlu 'nu vurdu...
    Terör sürüyor...
    Dünya çürüyüp dökülüyor...
    Bu yazıyı geçen yıl Uğur için yazdığım anma yazısının son satırlarıyla noktalayayım:
    **
    ''Uğur bugün yaşasaydı çok da üzülürdü...

    Niçin?..
    Aradan geçen dokuz yılda medyanın nereden nereye geldiğini, adına 'gazeteci' denilen kimilerinin nasıl değistiklerini görüp kahrolurdu...
    21'inci yüzyıla giren Türkiye'de 'sarı basın kartı' nın 'basın' ı gitti...
    'Sarı' sı kaldı!..''

    Ilhan selcuk
    2 ...