Yenilsen de yensen de dedik hep; kıyamete dek de diyeceğiz.
Yolların sonunda bir metal parçasına sahip olalım diye sevmedik; o renklerdi tutkumuz; hep de öyle olacak.
Bakmadık maç bitiminde skorboarda ne olmuş ne olmamış diye.
Çok sevindik güldük eğlendik bu aşkın peşinde koşarken.
Çok da üzüldük ağladık kahrolduk.
Her türlü duyguyu yaşadık biz bu yolda Ondan gelen acılarda Ona daha da çok bağlandık belki de...
Bambaşka bir aşktı çünkü Fenerbahçe son nefesimize kadar yaşamak için her şeyimizi feda edeceğimiz...
Şu son iki ayda üzdü bizi Kanarya; kalbimizdeki sevdamızı daha da büyüterek Fenerbahçeli olmanın gururunu daha iyi anlamamızı sağlayarak...
Öyle çok üzdü ki on maçta üç galibiyet gösterebildi bize.
Kalemize giden golleri görürken gözlerimiz dolmuş halde, yumruğumuzu daha da sıkarak havaya kaldırdık Her zaman her yerde En büyük Fener diye...
Sadece maç sonuçları mıydı bizi üzen tabii ki hayır.
Suskun stattı sesi kısık tribündü pankartsız setlerdi de aynı zamanda; hatta belki bu çok daha acı verici olanıydı.
Çok acıttı bizi taraftarların seyirci olması; her maç sonu rakibi alkışlayıp çubukluyu giyenleri yuhalaması...
Yalnız kaldık terk edildik biz bu karşılıksız sevgiyi yaşarken...
Kaç kişi kalırsak kalalım haykıracağız yine sevdamızı diye söz verdik ama bir kere.
Fenerbahçe idi çünkü söz konusu; bizi tek ayıran ölüm olabilirdi bu yolda.
Lakin yaşatmaya çalıştığımız Fenerbahçelilik duygusu tribün ruhu aşk; paralara tercih edildi...
Attık içimize biz kendimizce yaşayalım da sevdamızı Fenerbahçemiz dolan kasasıyla başarısına başarı katsın dedik eğer böyle daha çok insanı sevindirecekse.
Bir de baktık paralar 70lik dedelere, 35lik sakatlara verilmiş; oturan bey efendiler çubukluyu ıslıklayıp terk edip gidiyor stadı...
Biz dişimizi sıkıp, aşkımızı pankartsız, git gide değişen stat profiliyle sessiz sedasız kameralar tarafından gözetlenirken devam ettik yaşamaya ama ama biz bunu hak etmedik!
Fenerbahçe sevdalısı, o formanın üstüne tir tir titreyen, ruhlu futbolcularımızı özledik...
Gollerden sonra sevinç çığlıklarıyla birbirine sarılan geride olduğumuzda birbirine Bu maçı alacağız! diye haykıran yenildiğimizde birbirine moral veren yedek kulübemizi özledik...
Sonuna kadar savaşıp sonuç ne olursa olsun yürekten alkışladığımız kadromuzu özledik.