e böyle kanallar, her türlü yalaka haber kanalları, konular değişmeye başlayınca söyleyecek şey bulamayacaklar. eşyanın tabiatı böyle. yapcak bişey yok....
niye "new york times", niye "frankfurter allgemeine" hiçbi zaman batmaz, saygınlığını yitirmez?...
çünkü hiçbi zaman hiçbi iktidarın peşinde koşup 20 milyon dolar fazla kazanalım demezler de ondan. daha az kazanırlar, ama kazançları hiçbir zaman bitmez, adamlar neredeyse yüzyıldır dimdik ayakta dururlar.
ne iktidarlar geldi geçti, almanya´da da di mi?...der spiegel deki yayın yönetmenlerinin aklına gelmez miydi, bize 100 milyon euro hibe edin, hep sizin istediğiniz haberleri yapalım, diye?..gelir, ama yapmazlar...
niye habire bu sözlükte "gazetecilik yapın ulan" diye yazıp durduk?...
çünkü iktidar değişince hiçbi yerde iş bulamazsın. adın artık "saray soytarısına" çıkmıştır, kime gitsen , haziktir lan senin zamanın geçti, diyeceklerdir.
özgür basın dedikleri şeyin, neden çok önemli olduğunu yakın zamanda daha iyi anlayacaksınız. new york times´ı, der spiegel´i, frankfurter allgemeine´yi ve bu basın kuruluşlarının neden çizgilerinden bi milim ödün vermediklerini o basın kuruluşları da dahil, herkes zamanı gelince çok iyi anlayacak.
aslında öyle a haber gibi konuların durumu çok vahimdir. orada çalışanların çoğu bir daha gazetecilik yapamazlar, yaparlarsa da "saygınlıklarını yitirmiş" olduklarından kimse onları ciddiye almaz.
o yüzden en iyi parayı, gazeteciliği habercilik yayın esaslarına uygun yaparak kazanırsın. doğrudur, belki daha az kazanırsın, ama hep kazanırsın, söylediğin şeyi yazdığın makaleyi insanlar ciddiye alır.
"the new york times" gibi..."frankfurter allgemeine zeitung -f.a.z."...gibi..."le figaro" gibi..."der spiegel" gibi..."süddeutsche zeitung" gibi... bak sağ iktidarla sağ, sol iktidarla sol yalaka olmaz onlar.
siz bile belki hiç elinize alıp okumasanız bile, bu adamların saygınlığını mutlaka duymuşsunuzdur.