"Taraf'ı siyasi-ideolojik yelpazede nereye oturtmak gerek? Politik mücadelenin çok zengin bir geçmişi yok ise, hele siyaset ile düşünce dünyası arasındaki ilişkiler zayıf ise, özgün siyasal kategoriler yerine, Batı'daki kalıpları benimsemek her zaman daha kolayımıza gelir. Bu nedenle de sağcı-solcu ikilisine başvururuz hemen. Türk siyasal literatürüne nispeten yeni giren 'Liberal' etiketi de moda olduğu için, Taraf'ı bir şekilde liberal-sol olarak nitelemek yaygındır bir çok kesimde. Türkiye ve belki de bütün dünyada sağ ile solun bu kadar karıştığı başka bir dönemi hatırlamak zor. Ama demokrasi, temel hak ve özgürlükler, insan hakları gibi modern kriterleri ölçü aldığımızda Taraf'ı sol cenaha yerleştirebiliriz. Küreselleşme, kapitalizm, yani emek, ABD ve en önemlisi SOL gibi daha siyasi ve ideolojik kriterler temelinde yapılacak bir değerlendirmede, Taraf'ın solculuğu tartışılır hale gelebilir.Birgün gazetesiyle girdiği tartışmada hele Mahçupyan'ın yazılarında bu tartışma kötü bir şekilde tezahür etti.
Bir gazeteye baştan bir siyasi-ideolojik etiket takmaktansa, belki de çeşitli kampanyalarını ya da tek tek manşetlerini ve sonradan da tümünü yani yayın politikasını değerlendirip bir sonuca varmak daha isabetli. "
...
"» Taraf'ın aslında en önemli iki özelliği tabu tanımaması ve fikri takip ile haberinin doğruluğunu savunmadaki israrı. Bu iki özellik kaçınılmaz olarak bugünün Türkiye medya manzarasında belki biraz risk taşısa da çokça da cesaret gerektiren bir tutum. Gerçekleri yazmak Türkiye'de kimi zaman insanların canına mal oldu. Tecrite yol açtı. Ama Taraf belli ki bunları göze almış.
» Taraf'ta benim özel olarak hoşuma giden (Bonjour Alev!) bıyıkaltı tabir edilen latin kökenli de olsa ingiliz serin mizahının yerli versiyonları. Hele son iki örnek nefis: Paşasının Başbakanı ve Genel Kurmay'dan solo şarkılar. Cesaret, zeka ve yan ürünü mizahla birleşince güzel başlıklar çıkıyor ortaya. Yıllar önce Ahmet Altan-Alev Er ikilisinin Güneş gazetesinde attıkları Polis, katilin eşkalini yakaladı manşetinde aynı zenginlik vardı.
» Taraf, bu son iki yayınıyla aslında bir turnusol kağıdı işlevi de gördü. Taraf'ın yayınını hazmedemeyenler, Genel Kurmay'dan önce fotografların tahrifatlı olduğunu öne sürdüler (Kanal 1), ilker Paşalarının hiddetini akladılar (Fikret Bila), Paşa'nın söylediklerini doğru bulup tarzını beğenmediler (Oktay Ekşi), isim verme cesaretini göstermeden Çongar'a çamur attılar (Genel Kurmay'ın Habertürk'deki personeli (Nuran Yıldız). Taraf'ın haberlerini kabullenmek istemeyenler, gazete yöneticilerinin eşlerinin tabiyeti ve mesleği hakkında spekülasyonlar yaratmaya çalıştı. ilker Başbuğ için göreve ilk geldiğinde entelektüel, diplomat diye övenler ise şimdilerde sustu.
» Bazı gazetelerde ve internet sitelerinde, Genel Kurmay'ın son açıklamasından sonra adeta sevinenler oldu. Sanki Genel Kurmay, Taraf'ın tüm yayınlarının tek tek ve somut olarak sahte olduğunu kanıtlamış gibi bir hava estirilmeye başlandı. Halbuki 16 asker ölmüştü, o sayıda bir değişiklik olmadı. Üstelik fotograflarda da tahrifat ya da yanlış bilgi yoktu."
uludağ sözlüğün acele ve yanlış taraf değerlendirmesi yapan kimi yazarlarının da sus pus olmasını gerektirecek uzun yazının devamı şöyle: http://apoletlimedya.blogspot.com