1900'lerin başlarında orta odğu'da hemen hemen her ülkede darbeler gerçekleşirken, yöneticiler ve rejimler değişirken, darbe yaşamayan, yönetimin kayıtsız şartsız suud hanedanlığında bulunduğu ülke.
işin sırrı şuradadır ki, 1900'lerin başlarında petrolün önemini anlayan avrupa ve a.b.d petrol şirketleri ırak, iran, suriye, ürdün petrolleri için kıyasıya bir yarrış içindeyken suudi arabistan'daki petrol daha bilinmiyordu. bu yüzden bu saydığım ülkelerdeki egemenlik mücadelesi gittikçe kızıştı. imzalanan bir petrol anlaşması, alaşmadan memnun olmayan bir batılı ülke, ve söz konusu orta doğu ülkesinde hemen darbenin olması ve yönetimin değişmesi. hemen başka bir anlaşma... başka bir hoşnutsuz batılı ülke vs...
batılı devletler suudi arabistan petrollerinin farkına vardıklarında ise dünya iki savaş arası dönem dediğimiz sınavdan geçiyordu. 1. dünya savaşı'nda toprakları savaş alanı olan avrupalı devletler belini doğrultamazken, sosyalist rusya iç savaş ile çalkalanırken, savaş boyu silah satmış, voliyi vurmuş, sonradan savaşa girerek savaşı bitirmiş olan a.b.d dünyanın başat gücü olmuştu. avrupa'da ekonomik kriz başgösterirken orta doğu'da ipler a.b.d'nin elindeydi. dolayısıyla suud petrolleri de... suudi arabistan ise a.b.d'ye hiç zorluk çıkarmadan petrolünün büyük kısmını a.b.d'ye satmayı kabul etti. tabi bir şartla... dış güvenliğinin sağlanması. işte bu yüzden suriye'de, ırak'ta sürekli darbe olurken suudi arabistan'da 100 küsür yıldır tartışmasız süren bir suud otoritesi mevcut. işte bu yüzden a.b.d piyasasının büyük bölümü suud sermayesi ile ayakta. ve işte bu yüzden a.b.d afganistan'a, ırak'a götürdüğü özgürlüğü! suudi arabistan'a götürmüyor.*
bırakın kadınlara hayvan muamelesinin yapılmasını, sırf özgürlüğün, bağımsızlığın parayla satılmasından ötürü nefret ettiğim ülkedir. islamiyet'in doğduğu coğrafyanın bu halde olması içler acısı. şöyle de bir gerçek var ki, bu adamlar altın sıçsalar, o petrolden gelen sermaye bitmez. o kadar da zenginler. ve görülüyor ki suud hanedanlığının otoritesi ve insanlara yaptığı baskı, zulüm daha çok devam edecek.