bursaspor

entry2999 galeri
    177.
  1. --spoiler--
    türkiye'nin en büyük şehir takımı.

    ama bu sene yönetim ve teknik kadronun yaptığı işler beni gelecek sene konusunda unutsuzluğa sevkediyor. *

    şöyle ki geçen sene de caykur rizespor'un başında olan samet aybaba isimli zat-ı muhterem aynı bu sene bursaspor'da yaptığı veya yapmaya çalıştığı gibi bir revizyona gitmişti. o takıma da türkiye'nin ilk defa göreceği yabancıları monte etmişti. hatta hatırlarsınız ilk maçta galatasaray'dan fark yemiş, 2. maç sonrası da kovulmuştu.

    sonra 12. maçtan sonra bursaspor'un başına gelmiş ve takım tatsız, tuzsuz, zevk vermeyen bir oyunla ligde zor tutunmuş, sevenlerini yine üzmüştür. *

    "seneye her şey çok daha güzel olacak" parolasıyla gözlemcileri futbolcu cenneti güney amerika'ya yollayan muhteşem teknik direktörümüz süper transferler yapacağımızı iddia ediyordu.

    derken transfer sezonu geldi. ama geçen sene fenerbahçe'nin yaptığı bir hatayı bu sefer bursaspor yapıyordu. şaşılacak şeydi.

    bursaspor takimin ruhunu satıyordu. satıyordudan ziyade iki kaptanının yani egemen korkmaz ve ismail güldüren'in takımdan gitmesine göz yumuyordu. fenerbahçe de iki kaptanını ümit özat ve tuncay şanlı'yı aynı şekilde elinde tutamamış. hatta taraftarlar ruhunu gonder tuncay diye pankartlar açmıştı.

    işte bursaspor'da da durum bu takımın yürekli mücadele eden 2 bursasporlu oyuncusu bir şekilde gitti. bu durumda kendi hataları ve satma payları da var elbet. ama bir şekilde elde tutulabilirlerdi.

    bu arada ismail güldüren gittikten sonra 3 yöneticinin istifa ettiğini de hatırlatayım.

    her neyse transferlere gelelim.

    bursaspor şu anda kayseri'den ivankov, denizli'den yusuf simsek, denizli'den gokhan gulec, giresun'dan emrah kiraz, erzurum'dan da halil zeybek olmak üzere 5 yeni transferi bitirmiş durumda.

    ve tabii ki büyük adam, adam gibi adam samet aybaba'nın dediği 4 brezilyalı top cambazı.
    biri stoper, biri forvet, biri orta sahada beyin, biri da bek.

    gidenlere da bir bakalım.

    egemen korkmaz, ismail güldüren, volkan bekiroğlu, sinan kaloğlu, renny vincent vega, herve tum, colins mbesuma aklıma bunlar geldi ama biraz daha var sanki.

    her neyse benim demeye çalıştığım kardeşi de futbol dünyamızın idol isimlerinden olan samet aybaba'nın yaptığı bu işin ya rize gibi başımıza patlayacağı ya da güzel bir sonuç getireceği...

    ama hiç de kuvvetli olmayan 6.hissim ve geçen sene gördüğüm oyun beni umutsuzluğa sevkediyor.
    --spoiler--

    bunu geçen yaz yazmışım yine ve okuyunca hafif bir göt oluşum sezilebilir.

    kimse ilgilenmez ama ben yine de açıklık kavuşturayım fikirlerime.

    istesem silerdim ama yanlış bir şey yazmadığımdan şüphem olmadığı için silmedim.

    efendim şudur fikrim:

    bursaspor ruhunu satmıştır. bu bence doğru. ruhunu satmak demek takımla ilgili olan, bursaspor'a gönül vermiş futbolcuları satmak demektir.

    şöyle ki: mesela ben geçen sene bütün maçlara gittim bursa'daki. 16 maç gördüm geçen sene.

    ve bu 16 maç arasında bana zevk veren mücadele sayısı en fazla 3'tür.

    bu 3 maçın 2'si de bülent korkmaz devrindedir.

    yani samet aybaba bana hiçbir futbol zevki vermedi, taktiksel anlayışı ile pek bir yere gidemeyeceğimizi gösterdi.

    bu geçen seneydi.

    şimdi bu seneye geldik.

    yazın bir günüydü.

    olay gazetesinde takımı çoğunu satacağız minvalinden bir açıklama okudum.

    başımdan aşağı kaynar sular dökülmüş gibi oldu.

    egemen ile falan anlaşılamıyordu, ismail güldüren gidecekti, volkan bekiroğlu'na yol
    görünmüştü.

    neler oluyordu?

    diyeceksiniz ki çok mu güzel oynuyordu bu oyuncular? takımın ruhu vardı da ne oldu?

    olan şuydu 13. olduk. 38 puan ile ligi bitrdik.

    oyundan kimse memnun değildi. hakikaten de geçen sene maça giden kimse bu takımdan bir şey olur diyemezdi.

    bursa'da tatsız, tuzsuz maçlar izliyorduk.

    anadolu'da futbol böyle oynanır. taktiksel bir üstünlük kuramıyorsa takımlar birbirine fiziksel üstünlük kurmaya çalışır. o zman da bir olgu ortaya çıkar: mücadele.

    işte bursaspor'da o mücadeleyi yapan az oyuncu vardı. onların başını egemen korkmaz ve ismail güldüren çekiyordu.

    egemen biraz iyiydi ama totalde çok da iyi oynamıyordu. ama ruhu ile oynuyorlardı.

    sahada güzel oyun olmayınca mücadele ortaya çıkıyordu. mücadele ortaya çıkınca da egemen ve ismail.

    işte bu yüzden bu iki oyuncu gidince çoğu bursasporlu gibi ben de tepki gösterdim.

    sonra her gün haberler gelmeye başladı. yok 4 brezilyalı alınacak, 5 süper yıldız
    gelecek.

    yapılan transferler yusuf,gökhan, ivankov ve mustafa keçeli hariç kapalı kutuydu. hele brezilyalılar hakkında fikrimiz yoktu.

    sonra hazırlık maçları falan başladı.

    zaten kafamızda olan "bu takım tırt, bir bok olmaz." görüşü daha da perçinlendi. yusuf hariç takımda bir pırıltı yoktu.

    geçen sene bazen yazdım maç sonrasında.

    bursaspor'dabir genç oyuncu, bir paf takımdan gelen iyi oyuncu olgusu var.

    bu oyuncular: sercan yıldırım, volkan şen, ismail hakkı göltaş,bekir ozan has.

    ben geçen sene yazdım hep. ya da yazmadım ama hep söyledim arkadaşlarla sohbetlerimde:
    "bu samet aybaba'dan bir şey olmaz am tek takdir ettiğim yönü var:gençlere önem veriyor."

    evet böyle bir şey var. bu adam yıllardır gençlere önem veriyor. bu sayede sercan yıldırım'ı türkiye tanıdı.

    işte böyle fikrim.

    demişim ya yazın:"ya çok kötü olacak ya da çok iyi".

    galiba iyi oluyoruz.

    inşallah da oluruz.

    ya aslında şunu diyorum: biz şu anlık iyi oynuyoruz ama bu böyle sürecek mi emin değilim.

    kısacasını da yazayım yılmaz özdil gibi:

    2007-2008 sezonu, hafta 17, bursaspor'un puanı: 19

    2008-2009 sezonu, hafta 6, bursaspor'un puanı: 15.
    2 ...