--- spoiler---
Not: 'Aşağıda okuyacaklarınız tamamen hayal ürünüdür ve gerçekle alakası yoktur', dememi beklemiyorsunuz herhalde. Var kardeşim bal gibi de var. Ama iş bu entryde yazanlar az önceki örnektede görmüş olduğunuz gibi genel olarak g.t göbek sarıyer bebek modunda bir entry olacağı için okumak isteyen okusun istemeyende, emeğe saygıdır, bir artımı atsın. Hehehe...
2.sezon itibariyle karakterlere bakış açım şudur:***
Bu dizinin en itici karakteri bariz ana lucia'dır. Ölüpte diziye, dönmesi sonraki sezonları izlememiş zat-ı şahanemde derin bir yara açmıştır. Herif çocuğunu arıyor 'walt, walt' diye diye kafayı kırıcak, arkadaş geliyor 'bizde çok şeyimizi kaybetmiştik.' diyor. Odun musun sen kardeşim, adam çocuğunu arıyor yav.
Yanlız hakkını yememek lazım iticilik konusunda walt'un ilk sezonda adada ve flashbacklerde tanık olduğumu hareketlerini görünce hem 'iyi olmuş i..neye' hem 'michael çok üzülüyor yav' demekten kendimi alamıyorum. Bu adamın çektiği zulüm bitsin. Uçaktan unutulmuş eli yüzü düzgün, bir bayan bulmak lazım. Bir bardak sıcak çaydır ne biliyim iki üç tane biskrem filan koymak lazım. Tükendi adam iki günde...
+++++++
Sayid karakterinde ister istemez kendimi görür gibi oluyorum.** Yüce islam alemini, lost adasında temsil eden tek insan olması vesilesiyle gururlanıyoruz... Koca sawyer'ın, jack'in yapamadaklarını yapmış. Shannın'la izdivaç modundayken hain walt'ın saldırılarına mağruz kalmasına karşın, karizmatik aksanı ve bilgisiyle ön plana çıkan değerli bir isim olmuştur.
Jack'e gelecek olursak... Bir insanın bu kadar iyi niyetli, duyarlı ve sempatik olması bana biraz tuhaf geliyor. Elbette böyle birşey olmaz, ama özellikle türk erkeği o adaya düşse ya sawyer gibi herşeyi eleştirir hiçbirşey yapmazdı. Ya da 'madem buradayız, boş durmak olmaz' diye bilimum dal ve benzeriyle Jin gibi kendini levreğe, lüfere mümkünsede çok kişi doysun diye kalkana vururdu.
Bu nedenle, sawyer'ın samimi ve uyuz halinin jack'e oranla daha gerçekçi olduğunu söylemek mümkün.
+++++++
Tabi ki, bu tip ciddi veya geyik eleştiriler sürer gider ama lost için son sözlerimi kesinlikle john locke için söylemek istiyorum.
Jack, Sawyer, Kate gibi karakterler daha bir öndeymiş, popülermiş gibi gözüksede geçmişi, bugünü ve yarını en çok merak edilen john locke olmuştur benim nezdimde. Çok basit ve sıkıcı bir işten gelipte bir adamın böyle outdoor insanı olması, ardından gelişen her olayada nokta koyması çok acayip. Ne kadar 'peg bundy' ile olan ilişkisi bizde hem daha çok sevmemiz ve daha çok nefret etmemiz gibi tuhaf bir durum yaratsa da John Locke'ın olmadığı bir Lost'u düşünemiyorum. Olası Lost finallerinde muhakkak John Locke'la bağlantılı veya bizzat kendisinin bizzat el koyduğu bir olay dizi sonunda bizleri beklemektedir.
Bunun dışında henüz tanışmadığım linus vb. karakterlerle es geçtiğim Kate, Charlie, Walt'un köpeği, Sun gibi karakterlerden şimdiden özür diliyorum. inşallah, gelecek entrylere onlara laflar hazırlarız...