Krizi derinlemesine, domates muz teoreminden bağımsız yorumlamam gerekirse;
Sektöründe, Türkiye de ihracatta ne mutlu ki ve çok şükür her sene dereceye giren ticari bir firmanın sahibiyim.
Yurt içi müşterilerim, geleceğe umutla bakamadıkları için konteynır bazında alım yapamıyorlar ve günü bir kaç ton alım yaparak kurtarıyorlar.
Yine otomotiv yan sanayide faaliyet gösteren müşterilerim, daralan iç pazar sebebiyle sürekli işçi çıkartıyorlar, kimisi de neredeyse fabrikasına kilit vuracak.
Bir kaç sene öncesine kadar yurt dışındaki tedarikçilerim bana güvenip vadeli mal verebiliyorken uzunca bir süredir sipariş geçtiğim gibi ödemelerinin tamamını istiyorlar. Kısaca türk firmalarına güvenleri dip yapmış durumda.
Firmaların çoğu kredi ile dönüyor, artan kredi faiz oranları sebebiyle ve bankaların yoğurdu üfleyerek yemek istemeleri sebebiyle kredi muslukları neredeyse kapanmış durumda.
Patlayan çek ve senetlerin sayısı çığ gibi büyüyor.
Kağıt üzerinde enflasyon yüzde 20, çarşı pazar markette yüzde 50 yi geçmiş.
Yaşım 39 ve dünyalığımı yaptım, siz gençlerin geleceği adına üzülüyorum.