Amerikan sineması yada amerikan dizileri. Dikkat ederseniz nerdeyse tamamına yakınında başrol oyuncusunun bir şekilde kazanması var. Bu bir toplumun aslında hayata bakış açısını yansıtıyor ve bence bir noktada insanlık için faydalı bir bakış açısı.
Fakat amerikan sineması dışındaki sinema yada dizilerde sık sık kötü son olayı işleniyor. Aslında bir nevi arabesk.
Ben kötü sonlardan nefret ediyorum. Arabeskten nefret ediyorum. Ve ingiltere yapımı olan Black mirror'ın izlediğim bölümleri, kötü son kavramına bile rahmet okutturuyor. Ben bunu istemiyorum.
Dipnot:hele hele homoseksüelliğe ilk planda mantığımı kullanarak oluşturduğum bakış açımı(iğreniyorum) değiştirdiğini iaddia edenlerin olduğu bir diziden bahsediyorsak; sağolun ben almıyım.