bir zamanlar ucundan da olsa kanaltürk'e bulaşmış kişi olarak yazıyorum bunları. gördüğüm en babacan patron! kim şirket patornu ile tavla oynayabilir ki üçüncü gününde?
şimdi bazıları ordan burdan duydukları ile caka satıyorlar. kim inanıyor şimdi "beni kötüleyen gazeteleri boykot edin" diyen rte'nin geçen sene ve ondan önceki sene reklam veren şirketlere baskı yapmadığına?
ben o şirkette 2 ay gibi kısa bir süre çalıştım, öğretmenlikte iş yok hiç olmasa basına gireyim diyerek bir tanıdık aracılığıyla ankara'daki merkezinde stajyer-metin yazarı olarak girdim ilk ay herşey güzelken ki bu ay eylül olmakla beraber ikinci ay gereksiz kadroları boşaltın emri geldi. ve mecburen ankara sorumlusu levent abi de bu kararı almak zorunda kaldı, ben de ayrıldım.
sonrasında elbette çok gidip geldiğim için işin iç yüzünü biliyorum: seçimlerden sonra reklamlar birden kesilmiş. 10'da biri bile değil diyorlardı gelen reklamlar için.
ve sonrası malum mayıs ayında da sattı kanalı.
ikinci bir konuya geleyim bazıları bu kanalı örgütten aldığı paralarla kurdu falan filan diye dedikodu salıyor ortaya; bu kanal kanaltürk'tü kanal 7 değil! akıl tutulması yaşayan arkadaşlar karıştırmasın ortalığı.
adam çukurova grubunda- doğan grubunda en üst düzey yetkili olarak çalıştı ve hatta transfer ücreti de bir zamanlar o sizin yandaş medyanızda baya dert olmuştu birilerine.
ayrıca bazıları gibi lüks villalarda yaşamadığını bir apartman dairesinde yaşadığını görünce bu paraları kanal için kullandığı zaten anlaşılıyor.
dünkü olaylara gelince deniz feneri davası ile ilgili olduğu gün gibi ortadayken bunun farkına varmamış gibi davranmak sadece andavallara ait bir özellik olsa gerek. ses getiren bir olaya ihtiyaçları vardı bu adamı aldılar gözltına.
bu adamların en küçük bir illegallikleri- karapara olayı falan olsaydı o vergi memurları bunu yandaş medyanıza faks çekmezmiydi?
iyi veya kötü şu sıralar muhalefet yapan ve yaptığı çalışmalarla muhalefet boşluğunu dolduran tek adamı o da gözaltına alındı. giderek iranlaştığımızın farkında mısınız?