Bir kimsenin âşık olması için, uzun bir zaman geçmesi ya da bu kimsenin uzun uzun düşünüp bir seçiş yapması gerekli değildir. Gerekli olan, o ilk bakışta, her iki tarafın da bir uygunluk ve yakınlık duyması, ya da günlük hayatta kanın ısınması dediğimiz şeyin gerçekleşmesidir. Yıldızların özel bir etkisi, insanın böyle bir duyguya kapılmasına yol açar. Nitekim sevilen kimsenin bir rakip ya da ölüm yüzünden kaybedilmesi de âşık için bütün öteki acıları aşan sınırsız bir acının duyulmasına yol açar. Çünkü bu acıyı bir birey olarak değil, ölümsüz özü bakımından, yani özel hizmetine çağrıldığı tür ruhu bakımından duyduğu için acı, sınırsız bir nitelik kazanır.