insanın içinde zaten var olan bir duygu bu. hayatında kimse olmayan bir insan bile deli gibi aşık aslında. aşkın en şiddetli halini zaten içinde barındırıyor. karşımıza çıkan insanlar bu duyguyu aktive ediyorlar sadece. defalarca kez aşık olup bu duyguyu her seferinde aynı yoğunlukta hissedebilmemizin nedeni de bu. çünkü bize başkasyla gelen bir duygu değil aşk. hatta hayatımıza kimseyi sokmasak bile kendi kendini aktive edebilen bir mekanizmaya sahip. uzun süre uykuda kalmaya programlı değil çünkü. "artık aşık olmak istiyorum" diyen insanları duymuşsunuzdur. aşık oldukları kimse yoktur, ama onlar çoktan aşık olmuşlardır. hayatlarında kimse olmasa bile aşk tarafından ele geçirilmeye başlamıştır bedenleri ve onları içten içe saran aşk, kendilerini bu şiddetli duyguyu yansıtacak birini bulmaları konusunda zorlamaya koyulmuştur. ve karşı koymak çok zordur bazen. an gelir kendinizi yerini başka kimsenin alamayacağını düşündüğünüz birinin kollarında huzura doyarken bulursunuz, an gelir en olmadık kalplerde yer etmeye çalışırken. tünelin nereye çıktığıyla ilgilenmez özetle. sizi sonunu göremediğiniz bir yolculuğa iteler sadece.