sırf bu adama duyduğum sempatiden ötürü galatasaray'ın maçı kazanmasını istedim ilk kez hayatımda.
sistemdir, oyun planıdır bi kenara bırakıp biraz da nedenlere inersek adam belli ki yanına almanca bilen ve takımı tanıyan bir yardımcı istemiş. lakin galatasaray yönetimi hangi akla hizmet ne iş yaptığı bile belli olmayan ümit davala'yı oraya koymuştur acaba? daum maç izlerken sürekli not tutan roland koch'u, rijkaard'ı kahraman yapan ten caate'i getiriyorum gözümün önüne. hatta o kadar uzağa gitmeye de gerek yok; Derwall'in yanındaki Mustafa Denizli örneği var mesela gözümüzün önünde. tüm bunları kafamda canlandırdıktan sonra bir de ümit davala'ya bakıyorum. bu kadar mı duyarsız olur bir insan, bu kadar mı boş bakar.. hani devre olmasa yerinden bile kalkmayacak.
skibbe'ye dönersek kişisel fikrim kendisini eleştiren galatasaray taraftarı medyadaki futbol ulemalarının gazına gelmeden, arthur zico'nun ilk günlerini hatırlayarak biraz sabır göstermeli..