Yerli olup uyuz olduğum gruplardan biridir. Durun açıklayayım sebebimi...
Bu adamların ilk albümünü baştan sona dinlediniz mi hiç? Orijinal bir girişleri vardı piyasaya. Ülkede hiç yapılmayan o dönem ufak ufak bitmeye yakın olan tarz olan nu metal'i getirdiler. Söz kalitesi olarak yine üst kaliteydi albüm. Raptiye Rap Rap gibi şahane bir Cem Karaca iğnelemesini bile eklemişler, bizim müziğimizin teması bu, biz heyecanlı gençleriz, derdimiz farklı şekilde derdimizi farklı anlatmak diye giriştiler. Sonra ne oldu
Şehr-i Hüzün albümü çıktı. Kötü bir albüm mü, hayır değil. Piyasada örneğini bolca görebileceğimiz şarkıları kendilerince yorumladılar, piyasa grubu oldular işin doğrusu. Her aşk ölümü tadacak, cevapsız sorular, beni benimle bırak ne bileyim alıştım gözlerimi kapamaya falan ne abi? Şarkılar kötü falan değil bakın yine yanlış anlaşılmamak için tekrarlıyorum, ama bu adamların önceki albümünde yaptığı şarkılara bir bakın sonra bunlara bakın. Hani alakaları yok.
Ama anlamadığım bir nokta da var bu albümde, Dünyanın Sonuna Doğmuşum adlı parça. Tam istediğim şey bir tane de olsa mevcut. Hatta tam istediğim şekilde hemde. Dünyanın Sonuna Doğmuşum sanırım adamların yaptığı en başarılı parça benim için. Kusursuz, şahane bir biçimde eleştiriye de sahip, hatta o dönem tv de yayınlanması da bu parçanın belki bir iki insanı uyandırmıştır, bu bile ciddi başarı. Ama albümün geri kalanı için aynı şeyi söyleyemeyeceğim, kötü bir albüm değil, ama benim beklediğim Manga albümü değil kesinlikle. Yalan olmasın bu şarkılardan sonra albümü baştan sonra dinleme isteğim komple gitti.
Sonrasında ne oldu derseniz açıkçası yerli müzikteki bu güzel çıkış, sonrasında ekonomik sebeplerden ötürü piyasa müziğine dönüş muhabbeti aşırı sıktı, yerli müzikten aşırı uzaklaştım. Sonraki albümlerde benim istediğim tarzda bir şeyler varsa mesaj kutumda şenliği beklerim. Ama gerçekten iyi başlayıp sonradan batıran yerli gruplarda ciddi üst sıralara oynar sanırım Manga.